|
|
 |
|
GÜNCEL HABERLEŞME
|
 |
HAVACILIK VE UZAY SANAYİİ, FÜZE, UÇAK VE HELİKOPTER İMALATININ TEKNİK, EKONOMİK, FİNANSAL VE KURUMSAL ALTYAPISI NASIL KURULUR?
Prof. Dr. Mehmet Erdaş, 26.11.2010 Berlin, Viyana, İstanbul
Sen iyilik yap, bilgi üret aktar yaz, Baliğ bilmese de Halik bilir. Türk gençliği ve karar vericiler için düşünüp araştırıp bilgi üretmeye, aktarmaya ve yaymaya devam etmek istiyorum. Ancak yaşadıklarım ve okuyucudan olumsuz tepki almak beni üzüyor ve tembelleştiriyor; zira müşterisi olmayan ne malın, ne hizmetin, ne de fikrin değeri de olmuyor. Dünya ekonomisini de çökerten talep yetersizliği değil mi? Rahmetli Nuri Demirağ, Türkiye de ilk uçak fabrikasını kurduğunda zamanın Türk hükümeti ve Genelkurmayı, Amerikalıların biz size daha iyisini veririz vaatlerine kanmasaydı, bugün Türkiye de en az Batılı ülkeler kadar uçak sanayi ve yan sanayi gelişirdi.
Uçak, Havacılık ve Uzay Endüstrisi, tüm diğer ekonomik sektörlerde ve firmalarda biriken teknolojik know-how, bileşik malzeme, organizasyon, standart ve mühendislik bilgisini, sermaye birikimini, araştırma geliştirme potansiyelini kullanır. Yan sanayiniz gelişmemizse, ilgili kalite ve standartlarınız, temel ve bileşik malzeme üretim teknolojileriniz, mühendislik yazılım ve donanım bilginiz, sermaye birikiminiz yetersizse ancak bugünkü gibi hazır alım yaparsınız ve milyarlarca doları her yıl hiç kullanılmayacak olan silahlara öder, aşırı borçlanır ve daha çok güvenlik ararken daha çok esir olursunuz. Türkiye de bugün AKP iktidarı, izlediği ucuz döviz, yüksek faiz, aşırı değerlenmiş TL, ihracattan çok ithalat ve sürekli artan cari açık ve dış borç yükü ile İsrail ve ABD ye AB ye kafa tutamaz ancak el açar, kapalı kapılar arkasında yalvarır ve güçlünün önünde diz çöker. Öyle dayandığı bir sermaye ve teknoloji birikimi, silah gücü olmadan ‘One Minute’ Show ları, din iman masalları ile kimseleri kandıramazsınız. Düğmeye bastı mı yok ederler sizi, hem de binlerce kilometre uzaktan, daha temel kavramları ve hedefi görülmeden, anlamadan ve kavramadan kurulmasına çaresiz evet dediğiniz füze kalkanı projesi ile anında yok edilebilirsiniz.
Havacılık ve Uzay, Füze, Uçak ve Helikopter Sanayinin teknolojik, ekonomik, finansal ve kurumsal alt yapısını kısaca özetleyelim:
1- Ülkede, bölgede ve dünya da yeni bileşik malzeme, elektronik yonga, yüksek hafızalı özel maksatlı VLSI özel chips, süreç denetim, optoelektronik, laser, mikrodalga anten, hassas dişli, türbin ve tahrik teknolojilerini üretebilen, tüm ilgili firmaların hammadde, yarı mamül, tam ürünlerinin, sistemlerinin, kalite ve standartlarının, fiyatlarının, teslim sürelerinin, fiyatlarının izlenerek envanterinin tutulması, yeni ürün, teknoloji değişim ve gelişimlerinin, keşif ve patentlerin sürekli izlenerek güncellenmesi
2- Kamu ve Özel kurumların iştiraki ile bir finansman havuzu oluşturulması
3- Hedef, Strateji, Kısa orta ve uzun vadeli hedeflerin belirlenerek özellikle ülke ekonomisinde mevcut tüm atıl hammadde, kalifiye işgücü ve makine kapasitelerinin son durumlarının, kalite ve standartlarının döküm ve güncel durum tesbiti yapılarak seferber edilmesi; bunun için gerekli finans kaynağının kamu ve özel sektör katılımı ile sağlanması
4- Hedefler hiyerarşisinde nereden, hangi üründen başlanacaksa, o ürünün prototipinin yapılarak tüm detay tasarım ve üretim süreçlerinin, mühendislik, malzeme, işgücü ve üretim hatlarının belirlenmesi; fiyat, üretim satış ve pazarlama risklerini en aza indirgeyecek ihtiyaçların belirlenerek, uygun kapasite seçiminin yapılması, bütün bu şartları sağlayacak tümleşik yatay ve dikey kurumsal, finansal, idari hukuki ve teknik olarak güvenilir şartnamelerin hazırlanması; ulusal ve uluslar arası fonlardan uygun kaynak temini
5- İlgili tüm yan sanayilerin, teknoloji, kalite ve standartların otomotiv sanayi başta olmak üzere, tekstil, metal, makine, elektronik ve haberleşme teknolojilerinin iş istihbaratı yöntemleriyle uygun portal ve bilgi bankalarında dökümünün yapılarak kullanımına sunulması
6- Dünya da ABD, Fransa ve İngiltere başta olmak üzere, Çin, Rusya, Almanya, Hindistan ve Brezilya, İran gibi Havacılık ve Uzay, Füze, Uçak ve Helikopter Sanayinin teknolojik, ekonomik, finansal ve kurumsal alt yapısına sahip ülkelerle ortak araştırma geliştirme, bilgi alışverişi ağlarının kurulması
7- Galileo ve GPS Projeleri başta olmak üzere tüm NATO NASA, DARPA, ESA, EADS ve BOEING, ROLLS ROYCE gibi Havacılık ve Uzay, Füze, Uçak ve Helikopter Sanayi konularında çalışan tüm firma kurum ve kuruluşların projelerinin fuarlar, seminerler, açık oturumlar, özel çalıştaylar düzenlenerek izlenmesi, katılımcı gönderilmesi, sürekli periyodik ve raporlama dökümantasyon sisteminin kurulması; bu konularda Üniversitelerde ve sanayi sektörlerinde yeni projelerin teşvik edilmesi, vergi muafiyeti getirilmesi, finans desteği sağlanması
8- Networking denilen ve şebeke ağlarıyla açık sistem yöntemleriyle haberleşmeyi sağlayacak, AB ve ABD dekine benzer bir geniş bant IT Bilişim altyapısının kurulması ve isteyen herkesin ücretsiz kullanımının sağlanması
9- Teknoloji, Kalite ve Standart Test ve Kabul Merkezlerinin kurularak profesyonelce işletilmesi; ücret karşılığı Havacılık ve Uzay, Füze, Uçak ve Helikopter Sanayinin ihtiyacı malzeme dayanıklılık testlerinin yapılması, Teknoloji Enstitülerinde rüzgâr tünellerinin elektronik tam otomatik malzeme test analiz ve ölçme merkezlerinin kurulması
10- Yatay ve Dikey, Matriks organizasyonları ile azami kaynak verimliliği ve uygun zamanlama ile kapasite seçimi sağlayacak şekilde fon ve nakit akımlarının, insan gücü kaynaklarının proje ve ürün bazında tanımlanarak seferber edilmesi
11- Kamuoyunda bu konuda sürekli basın yayın organlarında lay lay lomlar yerine bilgilendirici ve eğitici programlarının yapılması; ülkede zaman ve kaynak kullanımının, tasarruf ve değer bilincinin yeniden yükselen değer haline getirilmesi
12- Biz de yaparız; Türk inan çalış güven; Bilgi güçtür, çalışarak katma değer üretmek, yardımlaşmak ve dayanışmak asalettir, imkanlarının üzerinde sürekli borçlanarak aşırı tüketimle yaşamak aşağılıktır, köleliktir; kanaat ve tasarruf ederek sürekli öğrenmek, ahlaklı yaşamak en yüksek fazilettir’ sloganının Fatiha gibi sürekli dilek ve temenni, samimi inanç ve ahlaklı yaşam felsefesi olarak ilk okul sıralarından başlayarak tüm tören ve toplantıların açılışında, sürekli ve gönüllü ulusal ortak iradenin neşeli ve güleryüzlü ortak yaşam sevincinin ifadesi olarak tekrarlanmalıdır.
GENELKURMAY KOMUTA KADEMESİ NEDEN TOPLUCA İSTİFA ETTİ?
GELECEK TAHMİNLERİ; ORTADOĞUNUN HARİTASI KASIM 2012’ YE KADAR YENİDEN ÇİZİLECEK!
Depremlerden önce birisi önceden ürker ve sürüyü kurtarır. İnsan toplumları için bu ürken kişi peygamberler, komutanlar ve bilim adamlarıdır. Kuran da bunlara yüksek ahlaklı güvenilir anlamında ‘GISD’ denmektedir. Allah yeri göğü onlar sayesinde dengelemektedir.
Genelkurmay Başkanı ve Üç kuvvet Komutanının topluca istifa etmesi olağanüstü bir durumun ve güç çatışmasının varlığının habercisidir.Durup dururken tarihte eşi benzeri görülmemiş komutanların toplu istifa hareketi geregince irdelenmeli, iyi değerlendirilmelidir. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna azdır.
Türkiye tarihinin en büyük siyasi ekonomik ve politik güç çatışmasına doğru yol almaktadır. Kuzey Irak taki Kürt hareketi ve Irak’ ın Şii Sünni Araplar ve Kürtler arasında üçe bölünmesi, İran ın Kasım 2012 ye kadar nükleer bomba yapabilme kabiliyetini kazanması, AB ve ABD de ki finans krizi ve açık borç sorunlarının, Çin ve Rusya ile sürdürülen küresel güç mücadelesinin Ortadoğu da pek yakında büyük yansımaları olacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri planlı bir şekilde yıpratılarak, tam anlamıyla siyasetçilerin emrine sokulmak istenmektedir. Ergenekon davasında bu kadar anormal muvazzaf subay tutuklanmasının ve kesinleşmiş suç ve delil, verilmiş bir karar olmamasına rağmen, salt tutuklanmanın terfilere engel sayılarak emekli edilme furyasının başlatılmak istenmesinin gerçek nedeni TSK ni en üst ve en alt komuta kademesine kadar siyasetçilerin istediği gibi kullanabilecekleri hale getirmektir. Aynen Polis Jandarma ve Emniyet teşkilatı, İstihbarat teşkilatlarını getirdikleri gibi askeri de tamamen siyasetin vesayetine vermek istiyorlar.
Özal bir koyup üç alacağız diyerek 1991 Körfez savaşına Türk askerini sokmak istediğinde Genelkurmay Başkanı istifa etmişti. Yeni atanmış bir Genelkurmay başkanı ile üç Kuvvet komutanının aynı anda istifası, Türkiye nin Doğu ve Güneydoğusunda pek yakında uygulamaya konacak korkunç bir planın ön habercisi ön işaretidir.
Nitekim Cumhurbaşkanı da olağanüstü bir durumun varlığını kabul etmektedir. AKP hükümeti halktan gizli Ortadoğu da büyük pazarlıklar içindedir. Türk Telekom un Lübnanlılara satışından tutun da 'ONE MINUTE' sahnesine kadar her şey ince ince planlanmış ve zamanlanmıştır. Erdoğan kendine biçilen, senaryosu Amerikan ve İsrail İstihbaratınca yazılmış rolü çok iyi oynamakta, hitabeti sayesinde Türk halkını inanç değerlerini kullanarak peşinde sürüklemektedir. Nitekim Erdoğan daha 1994 de ilk belediye Başkanı olduğunda, çevresi onun Başbakan olacağını söylediğinde ben gülümsüyordum. Neden mi? İBB Başkanlık makam odasında kendisine, yabancı lisan bilmek ne kadar önemli dediğimde, ellerini havaya kaldırıp boş ver ya ben tercüman kullanırım diyebilecek kadar gerçeklere yabancıydı da ondan. Türkiye deki Yahudi Lobisi adına Üzeyir Garih Erdoğan’ ı keşfetti ve ona kefil oldu. 1 Mart tezkeresi TBMM den geçirilemeyince de aynı Üzeyir Garih, Erdoğan a kefaletinin bedelini hayatıyla ödedi. Türkiye de göstermelik Demokrasi sahnesinin gerisinde hiç görünmeyen gerçek güç sahipleri istediklerinde kuklalarının iplerini vakti gelince uygun ortamı yaratıp sessizce kimsenin ne olduğunu anlamasına fırsat vermeden çekivermektedir. Kasım 2012 ye kadar Erdoğan hükümeti TSK yı tam kontrol altına alamazsa, ABD ve İsrail istihbaratlarının, küresel sermayenin kendisinden istediklerini yerine getiremeyeceğini çok iyi bilmektedir.
Büyük oyunun sergilenmesine çok az kalmıştır. Komutanların istifalarının gerçek nedeni Ağustos ayında yapılacak siyasi tercihli terfilere engel olabilmek ve büyük güç oyununda milli menfaatlerimizi savunabilmektir. Ortadoğu’ nun zaten yapmacık olan masa başında cetvelle çizilmiş olan sınırları, pek yakında dünyadaki değişen güç dengelerine göre, statükoyu perçinlemek ve ABD ve İsrail in enerji ve sınır güvenliğini sağlamak, Kürdistan haritasını uygulamaya koymak için yeniden çizilecektir. Öcalan boşuna beslenmekte ve bekletilmekte olamaz, yoksa neden hapisten gündem belirlemesine müsaade edilsin ki?
Türkiye’ yi ve Türk halkını çok acı ve ağır büyük bir imtihan beklemektedir. Kardeşin kardeşe, komşunun komşuya, hiç acımayacağı bir büyük kıyım sayesinde büyük oyun uygulanmak istenmektedir. Bunun için de TSK tam anlamıyla sindirilmeli ve zapt u rapt altına alınmalıdır.
Allah her topluma ve ferde muhakkak layık olduğunu vermektedir. Kendi diniyle ve öz değerleriyle aldatıldığının farkına varamayan bir toplum gerçekten inanmış bir toplum olabilir mi? Gerçekten inanmış toplumlara Allah mutlaka yardım eder, korur esirger ve bağışlar. Dileriz ki Allah Türk toplumuna tarih ve hakikat bilinci vere, doğruyu yanlıştan ayırma (Furkan) kabiliyeti ihsan ede ki bu büyük oyundan ve büyük kıyımdan kendi dinamiklerini, tüm milli güç unsurlarını harekete geçirmek suretiyle birlik ve beraberliğini koruyarak kurtulup sakınabile!
Bizden Londra’ dan uyarması! Gereğini yapmak ve uyanık olmak, Türk halkına, sermayesine ve siyasetine, Türk Kamuoyuna ve Türk Silahlı kuvvetlerine düşmektedir.
Prof.Dr.Mehmet Erdaş, Londra
http://www.mehmeterdassapbidanismani.com
http://mehmeterdas.wordpress.com/
http://www.linkedin.com/in/erdas
Turk IT Grubunda 29 Ekim 2010 günü THY SAP Projesi hakkında yazışma
THY SAP projesi yapıyor ve rüşvetle Türkiye SAP bu projeyi aldı.
http://www.oytrabzon.com/oytrabzon/modules/sections/index.php?op=viewarticle&artid=1104
Prof. Dr. Mehmet Erdaş: Evrensel boyutlu THY soygunu...
THY SAP projesi yapıyor ve rüşvetle Türkiye SAP bu projeyi aldı.
Müteaddit kereler ikaz yazıları yazarak şartnamede risk minimizasyonu yapılmasını ve yazılım menülerinin ve bug larının mutlaka tek tek kontrol edilmesini, aksi halde THY nin Global SAP ve SAP Türkiye’ ye gereksiz yere milyonlarca Euro lisans ve verziyon dönüşüm parasını gereksiz yere ödeyeceğini ve rekabet kabiliyetini kaybedeceğini yazdım. Uyarılarım hiç dikkate alınmadı ve olumlu olumsuz hiç bir cevap bile verilmedi. SAP Türkiye Müdürü Cem Yeker görevden alınacaktı ama bu tam bu sırada THY Projesi imdadına yetişti ve THY sayesinde görevinde kalmayı başardı. Cem yeker SAP Türkiye Genel Müdürlüğünü de binbir entrikalarla ele geçirmişti. İlk SAP Türkiye Müdürü ve uzmanları şahittir.
Hemen Sonra THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Ertekin görevinden kendi isteğiyle ayrıldı.
Hem THY Genel Müdürüne, hem THY SAP Projesini yürüten Adnan Metin ve THY Genel Müdürüne bu Proje hakkında ilettiğim çok önemli bilgiler dikkate alınmadı.
THY nin Web sitesinden hala doğru dürüst reservasyon yapılamıyor örneğin Berlin Schönefeld İstanbul uçuşları hiç yok sistemde?
SAP firması, bir Afrika ülkesinde dahi olamayacak şekilde, yarı Almanca, yarı İngilizce, yarı Türkçe menü lerle Türkiye den milyonlarca Euro lisans parasını hiçbir masraf yapmadan Türkiye den dışarıya transfer edebiliyor.Bu konuda ilk Türkçe kitabı yazmama ve SAP CEO su Leo Apotheker in doğrudan destek sözüne rağmen SAP Türkiye mafyası kitabıma sponsor olmadı ve bana olmadık güçlükler çıkarttı bu konuda piyasaya bilgi verip aydınlatmamam gençlere yardımcı olmamam için. Pasta çok büyük ve ÜLKER grubuyla anlaşmışlar SAP Eğitimi ve Danışmanlık hizmetleri sektörü ne başka kimseyi sokmamak istiyorlar!
Konusundaki ilk Türkçe Kitabıma kimse sponsor olamadı; İstanbulda ki bürom da üst kattan musluk açık bırakılarak su bastırıldı ve 550 adet SAP kitabım suda çürüdü. Burada kasıt olduğunu düşünüyorum zira tüm Apartmanı su basmasına rağmen ve Internetten/Google dan kolayca ulaşılabilmeme rağmen kimse bana haber vermedi. Berlin de evim soyuldu. Bu kadar kısa süre de bu kadar çok talihsiz olayın tesadüf olamayacağını düşünüyorum.
7 hours ago
9 comments
Ahmet Bilgen • Sayın Mehmet Bey;
Bu bayram sabahı güldürdünüz beni Allah da sizi güldürsün...
öyle bir kaos teorisinden bahsdiyorsunuz ki gören de SAP Türkiye Moassad dan daha iyi casusluk yapıyor zanneder. diğer konuları ben bilmiyorum ama dediğiniz konularda yanlışlıklar var. örneğin Türkiyede Koç grubu eğitim vermekte idi, sonra Bilimer de vermeye başladı, Koç bu işte karlılık görmediği için çıktı. bilimer'i Ulker grubu bünyesine katınca bu gruba geçmiş oldu. arkasından Bilge Adam SAP eğitimleri vermeye başladı. bunun neresi komplo ben anlamış değilim. Sizin kitabınızla ilgili olarak bir zamanlar başlıkları göndermiştiniz. bende size dürüstçe bu kitabı satamazsınız bu işler ile uğraşanlar zaten bu bilgileri internetten ingilize edinebiliyorlar demiştim. ve dahsası garip bir mail adresinden sürekli spam mailler göndermiştiniz. şimdi 550 kitap'ı su bastı vs. ile komplo üretmek hakkaten çok güldürdü beni. Şimdi bir başkası sizinle ilgili başka teoriler üretebilir buradan.
Çok ciddi ithamlarda bulunuyorsunuz, bunlarda deliliniz olmadan lütfen insanları itham etmeyiniz.
Evinizi su bastığı ve hırsızlık olduğu için gerçekten üzüldüm. ama ne var ki bu olaylar Avrupada yaşayan birçok arkadaşımızın başına gelmiştir. geçen yaz benimde evimi su bastı burada bir kasıt olduğunu düşünmek biraz duygusalca bence. çünkü ISKI'nin su basıncı sürekli değişebiliyor. şayet Çin malı tesisat kullandıysanız basınca dayanamıyarak borular veya tesisatlar patlayabiliyor. benim başıma bu geldi mesela. o yüzden evden çıkarken mutlaka su vanalarını kapatırım....
Kolay Gelsin.
Ahmet
6 hours ago
Mehmet Erdas • TAm da gülünecek bir Cumhuriyet Bayramı yaşıyoruz Ahmet Bey,
Bir sürü insan suçsuz yere içeride yatıyor delili yok şüphe var sadece
Türkiye SAP pazarıda fiyatlar rekabet şartları herşey nor mal mi işliyor sizce?
YArı Türkçe yarı İngilizce Yarı Almanca menülerle milyonlarca Euro Lisans parasını Afrika ülkeleri Arap ülkeleri dahi ödemiyorlar SAP ye!
SAP Türkiye neden Türkçe kavramlar üretmez kitaplar yazdırmaz da bu eğitim işi çok pahalı ve kapalı kutu olarak tutulur?
Birçok şeyin üst üste gelmesi SAP ALmanya tarafından SAP domainlerimin gasp edilmesi de mi komplo? Hem de hiç ücret ödemeden ve normal hukuki tebliğ dahi yapılmadan? Almanya da olmayacak işler yapılıyor! Halbuki sap adını birleşik olarak kullanan binlerce web sitesi ve danışmanlık hizmeti veren var; bizler olmasak SAP iş yapabilir mi?
Ben neden SAP ye bedava çalışayım? Cumhuriyet Bayramında ülkemizi düşünmeye hakkımız yok mu? Sizin tuzunuz kuru başkalarını düşünmüyor olabilirsiniz ama bu ne kadar ahlaklı bir davranış ve bu nasıl bir sorumluluk anlayışı?
SAP DAnışmanlık ve Eğitim hizmetleri Türkiye de Dünya kalitesinde mi?
Siz hiç THY SAP ŞArtnamesini incelediniz mi? TAm rekabet şartşlarında mı verildi bu ihale? Hedefleri neler ve ne önermiş Türkiye SAP?
EnerjiSA BAşkent Elektrik DAğıtım Şirketini almış SAP IS U danışmanı arıyor LOndra üzerinden! SAP ALmanya dan gelen DAnışman artık gelemeyeceğini söylemiş! Tüketici açısından seçme alternatif sunucu fiyat avantajı yok! Neden yapıldı bu özelleştirme? Ne yeni teknoloji var ne de tüketici açısından rekabet avantajı? Sadece KOÇ SABANCI ALARKO SAP menfaati mi önemli? Ülkenin bekası için sosyal fayda maliyet düşüncesi de olması gerekmez mi?
HAydi açıklasınlar da görelim Bir gün geli,r herşeyin hesabı sorulur hiç bir şey ebediyen gizli kalmaz!
Türkiye de SAP Danışmanları memnun mu SAP politikalarından? Neden SAP Türkiye Pazarı için hiç yatırım yapmadı senelerdir ama dünyanın lisans parasını götürdü. SAP KAdrosu yeterli mi? HAydi siz bu sorulara cevap verin bakalım!
KApalı kapılar ardında değil herşey şeffaf ve hesap verilebilir halde olacak! Sizin işleriniz tıkırında keyfiniz yerinde SAP eğitim pazarına kimseyi sokmak istemiyorsunuz!
Mehmet Erdaş hodri meydan diyor gelin kamuoyu önünde açıklayın Türkiye SAP pazarının ne halde olduğunu! Allah a şükür ki gençler yetişiyor ve sizlerin elinden alacak o pastayı!
Bekleyelim görelim bakalım SAP THY Projesinin ve MEDYASOFT eğitimlerinin sonunu!
Bilgeadam da SAP DAnışmanı mı vardı eğitim verebilecek düzeyde ki SAP Türkiye onlara Eğitim yetkisi verdi? İnsanları oyalamakla bir yere varamazsınız, bilgi ve hüner yayılacak Türk Milleti Türk gençliği Hintlilerden daha aptal mı?
3 hours ago
Mehmet Erdas • Sorun bakalım Ahmet Bey Türk gençliği benim kitabımdaki bilgileri İnternetten ne kadar indirebiliyor? Siz neden SAP eğitimini o kadar pahalıya satıyorsunuz? KAç tane Türkçe SAP kitabı var? Siz neden Türkçe SAP kitapları yazmıyor yazdrmıyorsunuz? Kendinizi akıllı Milleti Türk gençliğini enayi sanmayoınız! Gençlik olayın farkında! Hayatta hiç bir şey tesadüfen olmaz! Sizin MEDYASOFT da keyfiniz yerinde elbette! TEKELci piyasa yapısı işinize geliyor ve başka kimseyi bu kaymaklı piyasaya sokm ak istemiyorsunuz! Başarılı SAP Projeleri ile başarısız SAP Projelerini açıkca ortaya döküp nedenlerini irdeleyelim araştıralım bakalım!' Sonuç ne çıkacak? Sizin Cem Yeker grubuyla sıkı menfaat ortaklığınız var bu yüzden ilk ses veren siz oldunuz! HAydi versinler bakalım MAhkemeye de Türk adaleti önünde hesaplaşalım!
3 hours ago
Ahmet Bilgen • Pardon;
Kitabı da bu mantık ilemi yazdınız? benim bu sektörde ne yaptığımı herkes gayet iyi bilir Mehmet bey. biz 1999 yılında kurulan bağımsız tamamen yerli bir Türk firmasıyız. ilk türkçe sap kitabımız SAP Yazıcı ayarları kitabıdır. o zamanlar SAP içinden türkçe çıktı almak çok zordu. ikinci kitabımız sap script geliştirme kullanıcı klavuzu. SAP haricinde ilk yerli maobil databse yazan bir firmayız..... vs vs. sanırım google enginerring yapmanız gereken birçok başka konu da var :) almanyada 30 dan fazal non sap tamamne türk ürünü olarak geliştirdiğimiz ürünlerimiz yeralmakta. Hollanda, FAS ve KKTC de ofislerimiz bulunmakta. ortadoğu, avrupa merkezli projeler yapmaktayız. siz kendinizde bu hakkı nasıl bulup bu kadar insanı ithamda bulunabliyorsunuz? ben bunu anlamış değilim. benim mail'ime karşılık dönmüş beni tanımdadan bana hakaret etmeye kalışıyorsunuz.. Mehmet bey ainesi işidir kişinin lafa bakılmaz. şayet kitabınızı satmak sitiyorsanız başka acitasyonlar çekmeniz gerekli. Daha önce dediğim gibi bu şekilde kitabınızı satamazsınız. kaldı ki SAP dünyası hakkında bildiklerinizden de süphelenmeye başladım.
Saydığınız projeler beni hiç mi hiç ilgilendiren projeler değildir. şayet bir sıkıntınız varsa o projelerin yöneticileri ve firma sahiplerine şikayetinizi yapabilirsiniz. THY kamu işrketi olduğu için yorum yapmayacağım ama EnerjiSA hakkında yazdıklarınıza şunu söyleyeyim. Orada nerdeyse 20 yılını SAP projeleri ile uğraşarak geçirmiş arkadaşlar yöneticilik yapmakta. yani şunu mu demek istediniz siz onlarda bu işi daha mı iyi biliyorsunuz! olabilir o zaman referanslarınızı kontakları yazarsınız ilgilenen birisi olursa veya EnerjiSA'nin ihtiyacı varsa size ulaşır. iletişim çağında iş böyle yapılır. sizin sıkıntınızı anlamış değilim. Hodri meydan falan.... becerdiğinize inandığınız bir iş varsa yazın ilgili yerlere sizi bulurlar merak etmeyin...
Ama lütfen bilip bilmeden yorumlar yazmayınız..
şu mantık nasıl bir mantıktır kiz Prof. ünvanına sahipsiniz. sizin yazdığınızı birisi kabul etmeyince hemen o kişiye bak senin de menfaat grubunun içindesin!!!
Bu zihniyet nasıl olabilir anlamış değilim...
Size kolay gelsin. Hayırlı satışlar.
3 hours ago
Mehmet Erdas • Ahmet Bey,
siz iyi bir satıcınız belli Benim kitap satma derdim yok Bugün Cumhuriyet Bayramı ülkem için Türk gençliği için çırpınıyorum.
ENERJİSA daki arkadaşlar beni Londra dan buldu konuştular kendilerine gerekenleri de telefonda söyledim tavsiyelerde bulundum. Bana sordukları sorulardan konu hakkında SAP ISU hakkında pek fazla bilgi ve tecrübe sahibi olmadıkları kanaati oluştu bende ve kendilerine de bunu yüzlerine söyledim. İngiliz Head Hunter ı da buna şahittir..
Asıl siz yaşınıza ve tecrübenize bakın bir de benimkine utanmanız sıkılmanız lazım biraz
kendinize güveniyorsanız çıkın karşıma da şu konuyu kamuoyu önünde enine boyuna canlı tartışalım
ben sizin samimiyetinizden ve vatan sevginizden şüphe ediyorum ODTÜ lü ama tam bir pazarlama satış mühendisisiniz siz!
YAzdıklarımı okuyun niyetim anlaşılır
Kitap satışı derdim yok benim! SAP Türkiye yi gerek Danışmanlık gerekse hizmet kalitesi ve fiyatlandırmasında daha rekabetçi olmaya zorlamalıyız.
Bunu anlayamayacak kadar geri zekalı olamazsınız!
Benim üzerimden kendi reklamınızı yapıyorsunuz!
Sizin bilgi ve tecrübenizi fersah fersah aşacak kadar uluslararası tecrübeye sahip bir ODTÜ lüyüm ben! Sizin ODTÜ lülüğünüzden de şüphe edilir açıkçası! Tüm dünyanız üç kuruş menfaatiniz olmuş! Aksi halde bana bu ithamlarda bulunamazdınız!
BAkın SAP _ANKARA GRUBU ESKİ YAZIŞMALARI bu yazışmalardan sonra ben o kitabı yazdım. Senin yazdığını iddia ettiğin kitapların neden çıkmıyor google da ?
......
1 hour ago
Mehmet Erdas • Technology means to let the time work for you everywhere and forever!
Time is money; money governs the world!
To be healthy and loveable, to be lovely at all is the most important property in enduring freedom and life!
From: sap_ankara@yahoogroups.com [mailto:sap_ankara@yahoogroups.com] On Behalf Of Esra Kalici
Sent: Saturday, October 03, 2009 12:24 PM
To: sap_ankara@yahoogroups.com
Subject: Re: Yan: [SAP R/3] RE: [bizimkeller] SAP Kitabım hk.
SAP HR modulunun Turkiye icin cok fazla aksakligi var ne dersiniz?
HR Turkiye uyuyor mu? Hicbir esneklik ve kullanilabilirlik goremiyorum!
Access, excel gibi araclar bile daha fazla olanak sunuyor.
Travel management , FI, Personel Management ve HR entegrasyonu cok etkin olmadiktan sonra , SAP HR modulu etkin abap kodlamasiyla gelistirme sunmadiktan sonra SAP HR turkiyede cok kullanilmaz.
Var mi dusuncesi olan bu konuda?
--- On Thu, 9/24/09, vedat <vdt20@yahoo.com> wrote:
From: vedat <vdt20@yahoo.com>
Subject: Yan: [SAP R/3] RE: [bizimkeller] SAP Kitabım hk.
To: sap_ankara@yahoogroups.com
Date: Thursday, September 24, 2009, 4:17 AM
Yıllardır erp sektöründe calisan biri olarak her iki arkadasin yazdıklarınıda detaylıca okudum.. Söylenenlerde ortak nokta cok fazla ama bir o kadar da farkli nokta mevcut.. erp işinde ogrendiğim en guzel nokta şu ki , hiç bir paket program herhangi bir firmanın tüm süreçlerine hitap etmemektedir. Her paketin kendine özgü ve kullanışlı modülleri var ama asla ve asla şu veya bu paket bir numara herşeyi yapar , 30 yıllık planlamanızı yapmanızı sağlar vs. gibi bir şey diyemem.
Workcube in İK modulleri bildiğim ik modulleri içerisinde en kullanışlı olanlardan biridir mesela.. Sap tan cok iyi hele Oracle dan dan cok cok daha iyi.
Ama sap nin veya oracle nin veya sahinler erp nin diğer sistemlere göre çok önde oldukları modüller vardır.
Bir söz vardır başkasının yumruğunu yemeyenler kendi yumruklarının dağı yıkacaklarını sanırlarmış.
Ne sap ne Oracle ne Şahinler erp ne de workcube hiç birisi tek basına en iyi değildir.
en yakın siemens-sap faciası erdemir de gercekleşti.. bilenler bilir, mahkemenin sonucunu öğrenebilen oldu mu?
O yüzden sap,oracle,workcube ,sahinler erp,baan vs. iyi birer erp paketidir, ama bu sektörün en iyisi ne yazık ki yok..
Mehmet beyin kitabının da cok faydalı ve yararlı bir kitap oldugunu düşünüyorum bu arada. kimseyi kırma incitme gibi bir niyetim yok, olurki oyle anlasılan bir cumle yazdıysak affola..
kendinize iyi bakın..
1 hour ago
Mehmet Erdas • AHMET BEY SEN YOLUNA PARA KAZANMANA DEVAM ET!
TÜRKİYE SAHİPSİZ KALMAZ!
Ülkesini seven ahlaklı bir mühendis isen maksadımı anlamış olmalısın
SAP Türkiye de gerekli hiçbir harcama yapmadan yazılımını çok yüksek fiyata satıyor ve bunun için gerekince SIEMENS 3M IBM gibi rüşvet de veriyor
ERDEMİR SIEMENS SAP Projesinin mahkeme kararından da haberiniz oldumu bari?
Vedat Bey çok olumlu ve iyi niyetli tenkit etmiş bakın ona karşı neden sakin ve olumlu buldum da sizin kendinizi bir nane zanneden kötü niyetl,i eleştiriniz beni bu kadar gerdi şu Cumhuriyet Bayramında!
Bir gün SAP THY Projesi de mahkemede bitecek ve ben siz o zaman asıl cevabımı vereceğim!
Allah müstehakınızı versin!
1 hour ago
Ahmet Bilgen • Değerli Grup Üyesi arkadaşlar,
Sizlerden özür dileyerek sözlerimi ve bu seviyesiz tartışmayı bitirmek istiyorum.
Pek Muhterem Prof. Dr. Mehmet Bey, mütevazilik büyüklükten gelir. sizin küfürlerinizi ve bilgi düzeyinizi burada görmüş olduk çok teşekkür ederiz. Bize bilmediğimiz konularıda aydınlattınız siz Prof. Dr. Mehmet Bey olmasaydı THY, Erdemir, vs. vs. konularında inanın hiç bir fikrimiz olmayacaktı.
Kaldı ki bunlar benim de müşterim değil :) Komikliğe bakarmısınz; bizlerin projelerine giremediğimiz şirketleri günün birinde bu şekilde savunmasını yapmak yine bize düştü!!
Pek Muhterem ve Bilgili Prof. Dr. Mehmet Bey bizim kazancımız sizi ilgilendirdiğini düşünmüyorum zira ben sizin ne danışmanlıklar yaptığınızı ve ne bilgi düzeyinde olduğnuzu bilmiyorum. Sizi şahsen de tanımıyorum hiç de merak etmiyoru şu saatten sonra. Türkiyede 50 tane Bilişim mühendisi çalıştıran uluslararası bir firmayız. Bizim bilgi düzeyimizin ne olduğunu siz nerden biliyorsunuz ki kendinizi kat ve kat üstte görme cüretini bulabiliyorsunuz. bizim vatan ve millet sevgimizin ne olduğunu nerden biliyorsunuz ki kendinizi vatan kahramanı ilan ediyorsunuz? Bizim neyi nerede nasıl yaptığımızı taaa Alamanyadan nerden biliyorsunuz ki bizi rüşvetçi, bilgisiz, beceriksiz ilan edebiliyorsunuz? sizi adam yerine koyup cevap verdiysek ne cüret ile utanmadan sıkılmadan kendinize don biçiyorsunuz! Şayet Bir probleniniz SAP ve SAP Türkiye ile ise size süikast yaptılar ise deliliniz varsa verin mahkemeye.... sokak ağzı ile geçip milletin karşısına şu bunu yapmış şu şunu yapmış vs. vs. böyle olsa idi saydığınız bütün projelerin patronları yöneticileri SAP Forumlarında çıkıp şöyle başarılı proje yaptık diye anlatırlarmıydı. Anlattılarsa o zaman o şirketlerin yöneticileri ve patronları bu işleri bilmiyor sadece sizmi biliyorsunuz demektir? bunu mu anlayalım buradan?
Kaldıki saydığınız şirketler benim müşterilerim değiller.
Bütün Sektörü siz rüşvetçi ilan ettiniz, benim size tepkim burası özünde. bu çok ciddi bir ithamdır. hemen beni ODTU'lü ilan ettiniz! bu bilgiyi nerden aldınız bilmiyorum benim profilime bakarak bütün hayatımla ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. Allaha Şükür gizli saklımız yok. siz Google'ı bu şekilde kullanıyorsanız size Türkçe bir google.com kullanma kılavuzu hazırlayalım.
Her noktaya Benim: MEDYASOFT'lu, ODTU lü olduğum gibi baktıysanız işimiz var demektir. Zira ben ne medyasoft çalışanıyım, ne ODTU'lu yüm. Ayrıca içiniz rahat olsun ben öz ve öz Türküm "Bu neyi değiştirecekse:)". Türklük ile ilgili bir sıkıntımın olmadığını da biliyorum çünkü kendimi biliyorum. merakınız bu ise tabi.
ez cümle;
Zamanın birinde ihtiyar bir adam İstanbulda yürüyormuş. saçı sakalı ağarmış hafif kamburlaşmış bu adam, yokuşun başında bir yatır görür. başlar dua etmeye, Allahım şu yatırın yüzü suyu hürmetine bana bir merkep nasip eyle. malum bu yokuşları çıkamaz oldum dizlerim beni çekmez oldu vs. diye dua eder. sonrasında koyulur yokuş yukarı. tam tırmanışa geçtiği bir sırada sırtına birsi baston ile dokunur. Evlat Evlat! şöyle döner bakar ki, Kendinden çok daha yaşlı bir adam eşek sırtından seslenir "Delikanlı delikanlı şu yokuşu bizim sıpa çıkamadı bir yardım et de sıpa yokuşu çıksın!" adamcağız çaresiz sıpayı kucaklar sonra yatıra döner "Evliya olmaya evliyasın ama lafı ... (kıçından) anlıyorsun.."
Sevgilerimle,
52 minutes ago
Mehmet Erdas • Linked İn Profilinde •Eastern Mediterranean University yazıyor sen uyduruk bir eğitime sahip anlayışı kıt laf anlamaz birisin! 50 kişi çalıştırmakla övünüyorsun ama seni onlara sormak lazım. Anlattığın eşek fıkrası bile kel alaka sen lafı kıçından da değil hiç anlamıyorsun! SEn ÜLKER den ÇALIK Holding den yetişmedin mi? BAk bakalım ben nerelerde yetişmişim?
Aklın başına geldiğinde yazdıklarımı bir daha oku ve SAP THY işini zamana bırakalım
Senin beni anlayacak kapasiten ve zekan yok bilesin! Daha epey mürekkep yalaman lazım! SAP avukatlığı sana mı düştü?
Ben ne anlatsam da sen ancak kısıtlı kapasitenin müsaade ettiği kadarını anlayacaksın. ODTÜ lü olmandan şüphedeydim zaten! Düşünmesini lafı anlamasını bilmeyenleri ODTÜ ye almazlar da ODTÜden mezun etmezler de!
Yallah bu devir senin devrin! Ben bütün sektörü rüşvetçi ilan etmedim. SAP reklamı yapmamdan ...lere kadar herkes laf etti. Önce benim geçtiğim yollardan geçip benim bildiklerimi gördüklerimi bilmeden aklın ermeden konuşuyorsun. Bu devir biter sen de bitersin ama Mehmet Erdaş kalır! bekleyelim görelim bakalım!
İnsanlara anlayabilecekleri kadarını anlatmak lazım değil mi?
Değerli Arkadaşlar,
Bu grupta Adnan Metin var ve SAP Türkiye den arkadaşlar var onların yerine zurnanın son deliği FIT Consulting SAP DAnışmanlık şirketi bilir bilmez ötmeye başladı.
SAP Türkiye nin ilk kurucusu ile çalışan arkadaşlardan Cem Yeker in SAP Türkiye yi hangi entrikalarla ele geçirdiğini öğrenince kendi tecrübelerimi de kullanarak bazı şeyleri sorgulamak ihtiyacı duydum. Düşündüğüm sadece ülke menfaatidir şahsi menfaat değil! Yoksa hiç bir enayi Profesör SAP ERP BW BI SOA kitabı yazmamış. neden acaba? Kolay iş değil hem pratik hem de teorik bilgi birikimine sahip olmak her akademisyen için mümkün de değil!
Benim Muhatabım THY Yönetimi ve SAP Türkiye Yönetimidir.
SAP Türkiye Yönetimi eğer THY Projesini almasalardı Global SAP Leo Apotheker Yönetim değişikliğine gidecekti. Bunu yakinen biliyorum.
THY Yönetimine kaç kere yazdım hiç cevap bile vermediler; Profesyonel yöneticiler hiç olmazsa olumlu olumsuz cevap verirler.
THY de kurulacak SAP sistemi şartnamesi, proje konsepti data modeli süresi ekibi danışman kalitesini sorgulamak bilmek istemek söz de SAP Danışmanlığı yapan FIT Consulting gibi firmaların sahip ve yöneticilerinin de destekleyeceği bir talep değil mi? Bunu sorgulamayı akledemeyenler anlayamayanlar ancak Afrika da Fas ta Tunus ta SAP Danışmanlığı yapabilir ofis açabilirler. neden Almanya da FIT Büronuzu açmıyorsunuz Ahmet Bey?
Gelin de SAP Danışmanlığı ve Eğitimi kalitesini burada görün! SAP Türkiye de MEDYASOFT da BİLGEADAM da muhatap alacak karşılıklı görüş alış verişinde bulunabileceğim tecrübe ve birikim sahibi kimseyi tanımadım.
Bilgili insanlar bilgili insanlarla cahil insanlar da cahil insanlarla daha kolay anlaşır ve uzun süre çalışır menfaat birliği yapar. Cahil cesur olur iş de kurar adam da çalıştırır ama adam olamaz! Risk yönetimini bilmez. Sustain,ibility bilmez. Devre göre mantar gibi tz biter tez giderler! Maalesef Türkiye de siyasi istikrarsızlık herşeyin sebebidir.
Uzun süre devamlılık kalıcılık yok hiç bir işte araştırma IT Projesinde! Bir kap kaç düzenidir gidiyor.
Bu düzeni savunmaya kalkanların aklından şüphe ederim.KOÇ uda SABANCI yıda KOCABIYIK ı da şahsen tanıdım ve SYKB da DPT de iken hepsiyle muhatap oldum. Menfaat sağlarsanız iyi yerlere getirilirsiniz. Türkiye de çarklar ancak rüşvetle döner, Özal ın dediği gibi Memuru İş adamı Mühendisi hepsi işini bilir:
Bilmeyenler de BİLGEN gibi aşağılık kompleksi ile öter de sadece gürültü yapar! SAP Danışmanlığından Konseptinden Dynpro sundan Mimarisinden TAsarımından dünyada bu işler nasıl yapılıyor anlasa gam yemeyeceğim de yaptığı sadece adam bulup adam satmaktan ibarettir FIT Consulting i inceledim ve bu sonuca vardım.
Hepinizin saygıyla sevgiyle Cumhuriyet Bayramınızı kutluyorum!
Sayın Kaya,
Öncelikle kim olduğunuzu ve ne maksatla bana bu soruları sorduğunuzu da bilmek isterdim.
Bahçeşehir Üniv. de Endüstri Mühendisliği Bölümünde Doç. Dr. Erhan Bayraktar da ERP ve SAP konusuyla ilgilenmektedir. Onun görüşlerine de başvurabilirsiniz.
SAP çok pahalı bir sistem ve başarılı uygulanmazsa faydadan çok zarar da getirebilir. Önce ihtiyaç tesbitinin ve data modelinin doğru yapılması lazım. Aksi halde işe yaramayan milyonlarca veriyi oradan oraya
Aktarırsınız ama iş zekası verimi elde edemez, yanlış verilerle doğrukararlar alamazsınız:
1- SAP gibi uluslar arası bir fimanın hala Türkiye Pazarına hiçbir alt yapı yatırımı yapmaması, SAP menülerinin yarı Türkçe yarı Almanca yarı İngilizce olması çok büyük bir ayıptır ve kargaşaya semantik yanlışlara neden olur. Arap alfabesine Afrika ülkelerine dahi uyarlanan SAP Menüleri neden Türkçe ye tam olarak uyarlanmıyor?
2- İlk SAP ERP kitabını yazarken en büyük zorluk Türkçe kavram karşılıklarını bulmak ve üretmekti. Hala SAP Türkiye bir SAP Terimleri Türkçe sözlüğü çalışması yapmadı ama Milyonlarca Euroluk yazılım ve lisans parasını Almanya ya transfer ediyor!
3- Belgesel veri işin şartnamesi, doğru ihtiyaç tesbiti, projenin hedefi ve sağlanacak verimlilik artışı ve kaynak verimliliğine karşılık makul bir fiyatın ödenip ödenmediğidir.SAP genellikle lüzümundan fazla yazılım lisans parası almaktadır. Bu konuda Proje ilgilelerine Candan Ertekin e ve THY Genel Müdürüne yazdım hiç cevap vermediler,
Koyun işin şartnamesini proje hedeflerini ve temrin planını web sitenize ve şeffaf olun hesap verebilir olun ki büyük yanlışlar yapmadan düzeltilebilsin.
4- Kitabımı SAP CEO sunun destek vadiyle 9 ay gece gündüz çalışarak hazırladım ve SAP Projelerinin nasıl doğru uygulanabileneceğini, SAP öğrenmek için gerekli tüm literatürü ve web adreslerimni içeren bir Proje Yöneticisi el kitabı mahiyetindedir. SAP Türkiye nin destek olacağı ve kitabıma sponsor olacağı bana kitabı yazmadan önce söz verildi (Leo Apotheker tarafından) SAP Türkiye beni birkaç kez davet etti ama hiçbir şey yapmadı. Ve sadece 50 Adet kitabımdan alıp kendisi sattı. Halbuki benim yazdığınm kitabın SAP Türkiye tarafından yazılması veya yazdırılması sponsor olunması gerekirdi.
5- Eğitim ve Sertifika işlerini dahi o kadar kapalı tutuyorlar ki kaliteli bilgili konuya vakıf profesyonel SAP Danışmanları yetişemiyor ve eğitilemiyor. Türkiye dışarıdan çok yüksek ücretlerle getirilen SAP Danışmanlarına çok büyük paralar ödemek zorunda kalıyor!
6- SAP Türkiye nin başında bulunan Cem Yeker bu işi ahbap çavuş ilişkisiyle götütüyor; Profesyonel bir Yönetim ve ekip kurmuyorlar!
7- Elimde ihale şartnamesi ve sözleşme yok ulaşmaya elde etmeye çalışıyorum ama kapalı kutu kimse bilgi vermiyor. MEDYASOFT ve BİLGEADAM Bilgisayar kursları SAP Sertifika eğitimi veriyorlar sözde ama içerik Almanya da verilen eğitimlerle aynı profesyonellik ve kalitede değil!
8- SAP Türkiye Projesi için hem SAP Türkiye ye hem de THY üst kademesine müracaat ettim ama olumlu veya olumsuz hiçbir yanıt vermediler. Tekelci bir piyasa yapısı içinde özel menfaat şebekeleri kurarak Türk gençliğine gerekli eğitim verilmiyor. Hergün gençlerden Mail alıyorum nasıl SAP öğrenebileceklerini soruyorlar!
9- İhale şartnamesini ihtiyaç analizini ve SAP Türkiye ile yapılan teslim sözleşmesini projenin bugün ne durumda olduğunu kamuoyuna açıklamak zorundalar! THY ne kadar özel şirket statüsünde olsa da hizmet kalitesi ve yolcu uçuş güvenliği herkesi yakından ilgilendirmektedir.
10- SAP THY Projesi bir pilot eğitim projesi ile birlikte Türk gençliğine dünya standartlarında SAP öğrenme imkanları sunabilmelidir.
11- Hintliler İngiltere de ve Amerika da SAP Danışmanlığı piyasasına hakim oldular ve her yıl milyonlarca Pound ve Dolar Döviz gönderiyorlar Hindistan a! Türkiye ne zaman uyanacak ve Türk gençlerine işe yaramaz Üniversite diplomalarıyla oyalamak yerine yeni yazılım teknolojilerini ve dünya piyasalarına açılabilecekleri hünerleri öğretecek?
Toplumsal sorumluluk bilinciyle çok önemli bir konuyu Başörtüsü yerine gündeme taşımaya çalışıyorum.
SAP adını kullanan binlerce Danışman sitesi ve SAP destek firması varken, durup dururken benimle uğraşmaya başladı ve benim domain haklarımı aradan üç yıl geçtikten sonra ve CEO su değişince Mahkemeye verdi. Mahkeme taraf tuttu, kararı bana tebliğ etmeden azlettiğim Avukata tebliğ etti oda bana haber vermediği sabit olduğu halde Hukuken tebliğ edilmiş saydı ve eğitim amaçlı Domain haklarımı kanunsuz olarak gasp ettiler.
STUXNET Virüsü ve NATO Güvenlik Stratejisi hakkında yazdığım yazı Türkçe olduğu halde İngilizceye çevrilerek world news sitesinde yayınlandı.
9 sonuç (0,48 saniye)
Arama Sonuçları
Türkiye de köşebaşlarını tutanlar maalesef pastayı başkalarıyla paylaşmak istemiyorlar ve serbest rekabet yerine ahbap çavuş usulü özel menfaat ilişkileri ile işi götürüyorlar. Türk gençleri zeki ve çalışkan olmalarına rağmen önemli yazılım teknolojilerini yaparak öğrenme şansından mahrum ediliyorlar.
………………………………….
Neden o kadar Mühendisi, Profesörü olduğu halde Türkiye gündemi bu kadar yapay (Başörtüsü vs..)konularla kaynak israfına susulmaktadır?
Çok pahalı olan ticari yazılım teknolojilerini enstrümental olarak satın alıp uygulamak yerine Çin de yapıldığı gibi, belli bir bütçeyi aşan büyük projelere toplumsal sorumluluk bilinciyle teknoloji transferi ve yerinde yerli üretim yapılması şartı konulması doğru olmaz mı?
THY nin daha önceki IT sistemleri legacy sistemlerdir ve bunlardan SAP ye bilgi aktarmak projede büyük maliyet artışlarına neden olacaktır. Bunlar acaba göz önüne alındı mı? Neden açıklamazlar şartname ve sözleşmeyi?
00491789035440
00436509111090
00493089636518
Engineering Design & Services Outsourcing
Certified SAP ORACLE BI Consultant
From: S. Cem Kaya [mailto:incem72@gmail.com]
Sent: Tuesday, October 26, 2010 5:20 PM
To: fatih91us@yahoo.de
Subject: Re: Fwd: ..::CTO::.. THY ve SAP Mafyası; Tüketiciyi yüksek fiyat ödemeye mahkum eden büyük rüşvetlerle yapılan ENERJİ TELEKOM THY ÖZELLEŞTİRMELERİ, ÜLKER GRUBU VE SAP TÜRKİYE Projeleri
Mehmet bey,
Yazdıklarınızı ve siteminizi anlamaya çalışıyorum. SAP'nin THY ve diğer bir takımk kurumları zarara uğrattığı ya da uğratacağını belirtmişsiniz. Ancak, verdiğiniz link'lerde konuyla ilgili olarak belgesel bir veriye ulaşamadım. Bu konuda spesifik bilgi verebilir misiniz?
Diğer taraftan SAP için yazdığınız k,tap var. Bunun konuyla ilişkisi nedir ? Kitabınız SAP uygulamasına yönelik yanlışlıkları ve başarısız referansları mı eşe alıyor ?
Bir sorumda siz kendiniz THY projesinde danışman adayımıydınız? Elinizde ihale şartanmesi, yapılmış sözleşme vb. bilgi var mı ve bu bilgiler üzerinden neyin yanlış ve hatalı olduğunu belirtebilir misiniz? Eklediğibiz dokumanlarda bu tür bilgiyi göremedim.
Teşekkürler.
Sarp C. Kaya
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: fatih91us < fatih91us@yahoo.de>
Tarih: 25 Ekim 2010 23:28
Konu: RE: ..::CTO::.. THY ve SAP Mafyası; Tüketiciyi yüksek fiyat ödemeye mahkum eden büyük rüşvetlerle yapılan ENERJİ TELEKOM THY ÖZELLEŞTİRMELERİ, ÜLKER GRUBU VE SAP TÜRKİYE Projeleri
Kime: "Fusun S.Nebil" < fusun@nebil.com>, rukiyeeroglu@gmail.com, incisaglam84@hotmail.com, Yener Turkeli < y_turkeli@yahoo.com>, erdem400@yahoo.com, Erdem ZENGİN < zngnrdm@gmail.com>, hulki.cevizoglu@cevizkabugu.com.tr, hvyazar@gmail.com, ankcum@cumhuriyet.com.tr, ahmethakan@hurriyet.com.tr, Ahmet Ömer KİBAR < av.kibar@gmail.com>, buket.gongu@gmail.com, bizeulasin@gazetevatan.com, tokmak@sozcum.com, soner.aksoy@tbmm.gov.tr
Cc: serdarkuru75@yahoo.com, bandirmahaber@hotmail.com, Murat Binzet < m1000zet@googlemail.com>, milliocak@milliocak.com, oytrabzon1@gmail.com, hadi.ozisik@internethaber.com, habervizyon@trt.net.tr, hakan@kitlesel.com, FAZLI KÖKSAL < koksal.fazli@gmail.com>
Bugün kendi web sitemde yayınladım zaten siz de siteniz de benim sitemi kaynak gösterebilirsiniz.
SAP Almanya ile mahkemelik oldum bu yüzden! Domain lerime bedava el koymak istiyorlar Mannheim da Mahkeme yi de elde ettiler Avukatım RA Prof.Dr.Haase bu haksız ve hukuksuz tutumuna karşı yeniden dava açtı. WIPO Uluslar arası Domain kurulun da durum müzakere edilecek.
Duruşmaya gittiğim halde gelmemiş muamelesi yapıp Versaeumnisurteil çıkarttılar Halbuki sap adını kullanan binlerce domain var piyasada!
SAP Türkiye nin yetersizliği SAP konusunda hiçbir ciddi Türkçe yayını olmamasından da anlaşılmıyor mu?
Kitabımı alıp okursanız Türk piyasası ile ilgili orada da değerlendirmelerim var. Bu yüzden SAP Türkiye kitabımın satışına destek vermeyerek ve bu konuda uluslar arası tecrübe ve bilgi birikimine sahip SAP sertifikalı profesyonel bir danışman olmama rağmen, SAP Türkiye ve THY tüm yazışmalarımı yanıtsız bıraktı ve beni açıkçası boşuna davetlerle iki yıl oyaladı
SAP CEO su Leo Apotheker in desteği ile güzel bir başlangıç yaptık ve SAP ERP konusunda ilk kapsamlı Türkçe kitabı yazdım ve Türk gençliğine ve SAP Türkiyepiyasasına sundum.
SAP Türkiye nin yürüttüğü projelerin başarısını ve SAP Türkiye elemanlarının seviyesini tecrübesini başarısını bir sorgulayalım
THY SAP Projesi konusunda son derece suskun ve yanıt vermiyor en azından Projenin şartnamesine bir bakınız!
THY nin Proje için ödediği astronomik rakamlara bir bakınız ve zamanlamasına bir bakınız!
THY eski Yönetim Kurulu CANDAN ERTEKİN neden Yönetim Kurulu Başkanlığından kendi isteği ile aniden ayrıldı dersiniz?
Adnan Metin ile görüşün karşılıklı bir açık oturuma çıkalım.
Bu kadar büyük bir proje Türk Bilişim toplumuna neden bu kadar kapalı ?
Rüşvetin belgesi olmaz delilleri olur o da yapılan sözleşme ve şartname ile ödemelerdir. Bunları elde edip dünya daki fiyatlarla ve şartlarla karşılaştırmamız gerekir.
SAP Proje Uygulaması Organizasyon yapısında mali şeffaflık (cost-profit center accounting) ve role-based disiplin ister! THY önce bu değişiklikleri yapmadan pat diye bu ihaleyi SAP ye verdi.
Başka ERP mi yoktu? Hiçbir karşılaştırma yapılmadı. SAP nin kendi IT altyapısı da ERP ye uyarlanabilirdi ve çok daha ucuza ve güvenilir yapılabilirdi.
SAP den lüzumsuz yazılım lisansları almaya ne gerek vardı? Neyi iyileştirecekler?
Projenin hedefleri, blueprint i, requirements definition, data model, System Interfaces for ETL, Delta Update strategy, System Architecture, Data Load, Reporting Tools BO BEX açıklanmalı
SAP nin bir sürü de Webdynpro hataları ve bug ları var! Mükemmel değil! Hiçbir yazılım mükemmel değil! Ama en pahalısı ve en risklisi SAP ERP yazılımıdır.
2004 den beri sadece NetWeaver 2004s ile Business Objects i satın aldılar. Yeni isimlendirmelerden başka yenilikleri de yok!
THY Yönetimi neden SAP yi seçtiğini tüm teknik mali ekonomik organizasyon kriterlerini fayda maliyet analizini pay off period unu açıklamalıdır.
Neden proje profesyonel Danışmanlara kapalı yürütülmektedir?
THY da ki kaza sıklığı ve ucuz insan odaklı hizmet kalitesi SAP ERP ile ne kadar teknoloji odaklı hale getirilebilecektir?
Siyasi torpili olanları 2002 den beri kadrolarına dolduran THY ile yetersiz danışman kadrosu ile daha önceden ÜLKER grubuna bağlı MEDYASOFT ile hiç SAP Danışmanı olmayan BILGEADAM kurslarına Sertifikalı Eğitim yetkisi vererek Eğitim lisanslarını peşkeş çeken SAP Türkiye nin ZAMANLAMA itibariyle son iki üç yılda THY SAP ERP Ğrojesini arka planda önhazırlıklıklarını ve özel menfaat paylaşımını gerçekleştirerek kotardıklarını şahsen ve yakinen bilmekteyim..
Türkiye de çalışan profesyonel sertifikası olan uluslar arası SAP Danışmanlarına da sorabilirsiniz!
Böyle projelerde en önemli belgeler işin şartnamesi proje uygulama ve teslim planı ile hedeflerinin fayda maliyet analizinin tutarlılığıdır.
Saygılarımla,
Prof.. Dr. Mehmet Erdas
00491789035440 begin_of_the_skype_highlighting 00491789035440 end_of_the_skype_highlighting
00436509111090 begin_of_the_skype_highlighting 00436509111090 end_of_the_skype_highlighting
00493089636518 begin_of_the_skype_highlighting 00493089636518 end_of_the_skype_highlighting
Engineering Design & Services Outsourcing
Certified SAP ORACLE BI Consultant
From: fusun.sarp@nebil.com [mailto: fusun.sarp@nebil.com] On Behalf Of Fusun S.Nebil
Sent: Monday, October 25, 2010 8:37 PM
To: fatih91us@yahoo.de
Subject: Re: ..::CTO::.. THY ve SAP Mafyası; Tüketiciyi yüksek fiyat ödemeye mahkum eden büyük rüşvetlerle yapılan ENERJİ TELEKOM THY ÖZELLEŞTİRMELERİ, ÜLKER GRUBU VE SAP TÜRKİYE Projeleri
Bu haberlere bir bakin;
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: fatih91us < fatih91us@yahoo.de>
Tarih: 25 Ekim 2010 14:36
Konu: ..::CTO::.. THY ve SAP Mafyası; Tüketiciyi yüksek fiyat ödemeye mahkum eden büyük rüşvetlerle yapılan ENERJİ TELEKOM THY ÖZELLEŞTİRMELERİ, ÜLKER GRUBU VE SAP TÜRKİYE Projeleri
Kime: ahmetdursun374@gmail.com, tokmak@sozcum.com, ankcum@cumhuriyet.com.tr, Murat Binzet < m1000zet@googlemail.com>, cihan-turk-olsun@googlegroups.com, bozoktv@yahoogroups.com
Cc: ERDAL < erdal.erdem@gmail.com>, oytrabzon1@gmail.com, puzzle_consulting@googlegroups.com, hvyazar@gmail.com, gnkur@tsk.gov.tr, oktay.vural@tbmm.gov.tr, onur.oymen@tbmm..gov.tr, guldalmumcu@tbmm.gov.tr, kemal.kilicdaroglu@tbmm.gov.tr, sonkibar@gmail.com, hulki.cevizoglu@cevizkabugu.com.tr
Ahmetciğim,
THY SAP projesi yapıyor ve rüşvetle Türkiye SAP bu projeyi aldı. Müteaddit kereler ikaz yazıları yazarak şartnamede risk minimizasyonu yapılmasını ve yazılım menülerinin ve bug larının mutlaka tek tek kontrol edilmesini, aksi halde THY nin Global SAP ve SAP Türkiye’ ye gereksiz yere milyonlarca Euro lisans ve verziyon dönüşüm parasını gereksiz yere ödeyeceğini ve rekabet kabiliyetini kaybedeceğini yazdım. Uyarılarım hiç dikkate alınmadı ve olumlu olumsuz hiç bir cevap bile verilmedi.
SAP Türkiye Müdürü Cem Yeker görevden alınacaktı ama bu tam bu sırada THY Projesi imdadına yetişti ve THY sayesinde görevinde kalmayı başardı. Cem yeker SAP Türkiye Genel Müdürlüğünü de binbir entrikalarla ele geçirmişti. İlk SAP Türkiye Müdürü ve uzmanları şahittir.
Hemen Sonra THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Ertekin görevinden kendi isteğiyle ayrıldı.
Hem THY Genel Müdürüne, hem THY SAP Projesini yürüten Adnan Metin ve THY Genel Müdürüne bu Proje hakkında ilettiğim çok önemli bilgiler dikkate alınmadı.
THY nin Web sitesinden hala doğru dürüst reservasyon yapılamıyor örneğin Berlin Schönefeld İstanbul uçuşları hiç yok sistemde?
SAP firması, bir Afrika ülkesinde dahi olamayacak şekilde, yarı Almanca, yarı İngilizce, yarı Türkçe menü lerle Türkiye den milyonlarca Euro lisans parasını hiçbir masraf yapmadan Türkiye den dışarıya transfer edebiliyor.Bu konuda ilk Türkçe kitabı yazmama ve SAP CEO su Leo Apotheker in doğrudan destek sözüne rağmen SAP Türkiye mafyası kitabıma sponsor olmadı ve bana olmadık güçlükler çıkarttı bu konuda piyasaya bilgi verip aydınlatmamam gençlere yardımcı olmamam için. Pasta çok büyük ve ÜLKER grubuyla anlaşmışlar SAP Eğitimi ve Danışmanlık hizmetleri sektörü ne başka kimseyi sokmamak istiyorlar!
Konusundaki ilk Türkçe Kitabıma kimse sponsor olamadı; İstanbulda ki bürom da üst kattan musluk açık bırakılarak su bastırıldı ve 550 adet SAP kitabım suda çürüdü. Burada kasıt olduğunu düşünüyorum zira tüm Apartmanı su basmasına rağmen ve Internetten/Google dan kolayca ulaşılabilmeme rağmen kimse bana haber vermedi. Berlin de evim soyuldu. Bu kadar kısa süre de bu kadar çok talihsiz olayın tesadüf olamayacağını düşünüyorum.
Gerek TELEKOM Özelleştirmesi, gerekse SAP konusunda Recep Tayyip Erdoğan başta Ulaştırma Bakanı ve tüm yetkililere gerekli bilgileri ve kitabımı ulaştırdığım halde, Fethullah Gülen medyasında dahi SAP ile ilgili mülakat yapılmasına ve Avrupa da ve dünya da tanınmama rağmen THY Genel Müdürlüğü ve SAP Türkiye mafyası benim Türkiye de SAP Danışmanlığı yapmamı engellediler.
ELEKTRİK sektöründe tüm özelleştirmelere rağmen ENERJISA bana İngiliz Head Hunter lar üzerinden ulaştı ve kendilerine tavsiyelerde bulundum; ancak Türkiye gerek Enerji gerek Telekopm ve Hava Ulaşımı sektöründe büyük teknolojik yanlışlıklar içindedir. Elektrik tüketen ve Telefon kullanan Müşterilere hiçbir rekabet avantajı sağlamayan ve büyük rüşvetlerle dönen özelleştirmeler, iç piyasaları tekelleştirerek Türkiye yi dünyanın en pahalı elektrik telefon ve enerji fiyatlarını ödeyen enayi halk ve enayi ülke konumuna düşürmektedir.
Bu konudaki makalelerimi de ekliyorum.
Selamlar
The relationship between defense industry, IT- information technology, business intelligence, energy, microwave telecommunication technologies, project management, banking and finance
The relationship between defense industry, IT- information technology, business intelligence, energy, microwave telecommunication technologies, project management, banking and finance
SAVUNMA SANAYİİ, ENERJİ- TELEKOM, BİLİŞİM, İŞ ZEKASI TEKNOLOJİLERİ İLE BANKACILIK VE FİNANS SİSTEMİNİN İLİŞKİSİ
Prof.Dr.Mehmet Erdaş, 31.08.2010
Ekonominin teknoloji üretim kabiliyeti, sermaye birikimine, işgücü başına yatırım tutarına, işgücünün zaman idrakine ve toplumun zaman ölçme hassasiyetine, eğitim ve disiplinli yaşamına dayanır.
İsrail Orta Doğu da, en modern bilişim ve enerji teknolojilerini en küçük alanda üretmektedir. Neden? ABD deki Yahudi Lobisi İsrail deki AR-GE harcamalarını faizsiz finanse etmektedir, eğitim oranı ve disiplin, zaman idraki yüksektir.
Nedir savunma sanayii, telekom, bilişim ve enerji teknolojileri üretiminin başlangıcı ve altyapısı; finans ve bankacılık sistemi ile ilişkisi?
Bilgi, know-how ve sermaye birikimidir; bir kişilik istihdam yaratmak için gerekli sermaye miktarındaki artıştır, enerji tüketimidir.
Temel bilimler araştırmalarının sonuçlarını yeni ürünlere dönüştürmek için finans üretim ve satış üçgeninin kurulması ve işletilmesi gerekmektedir. Bu üçgen mercedes yıldızı demektir. Önce ürün araştırma geliştirmesi, prototip ve seri imalatı için finansman, parasal kaynak gereklidir. Bu finansmanın da en kısa sürede geri kazanımı için bir an önce kaliteli üretim ve beklenen satışların gerçekleştirilerek faiz yükünden kurtulmak gerekir. Dünyanın en mükemmel teknolojilerini üreten firmaları dahi en çok %20 oranında özkaynak %80 oranında kredi kullanır, yani faizle borçlanır.
Kimse yüzde yüz kendi parasıyla üretim ve yatırım yapmaz.
Aksi halde yüksek vergi öder ve sermaye kaybına uğrar.
Burada Bankaların ve finans sisteminin faiz hadlerinin, enerji ve haberleşme giderleri ile vergilerin ekonomide üretilen her türlü ürün ve hizmetin fiyatının ve rekabet kabiliyetinin belirlenmesinde anahtar rolü vardır. Uluslararası piyasalar da sermaye hareketleri, para ve nakit akımları faiz oranları(Spread+Libor) na göre yönlendirilir. Spread piyasalarda politik risk ve belirsizliği ölçer. Libor ise Londra da Bankalar arasındaki para alışverişlerinde geçerli faiz oranıdır.
Türkiye de ithal ikamesi ile sanayileşme politikası uygulandığından, yurt dışına çok yüksek oranlarda lisans ücretleri ödenerek, ikinci üçüncü kuşak eski know how satın alınmaktadır. Yüksek AR-GE yatırımları ile yeni know-how ve yeni ürün prototipleri geliştirilirse eski know-how lar Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere ihraç edilir. Enerji telekom ve bilişim sektörlerinde ilk yeni ürün geliştirme yatırımı muhakkak askeri amaçlarla yapılır. Knoe –how ın yayılması, yazılım şifrelemesi ile önce engellenir sonra o askeri teknolojinin sivil amaçlarla kullanılmasına müsaade edilir. DARPA da geliştirilen Internet teknolojisi başta olmak üzere tüm nükleer enerji, IT teknolojileri , yüksek hızlı haberleşme ve uydu teknolojileri önce askeri amaçlarla üretildiler. Sonra sivil kullanıma açılarak ticari hale dönüştürüldü.
Türkiye de ITT sistem 12 Santralleri çok yüksek hafıza kapasiteli özel VLSI teknolojisi chipleri, Rusların ve doğu Bloku ülkelerinin eline geçmesin diye hafıza kapasiteleri küçültülerek ticarileştirildi ve sonra Türkiye ye TELETAŞ a çok düşük hafıza kapasiteli chipler kullanılarak geri teknoloji lisansı satıldı. Büyük firmalar ve gelişmiş ülkeler arasında cereyan eden teknoloji casusluğu günümüzün en önemli ve masraflı örtülü gizli askeri üstünlük faaliyetidir. Kodlama ve şifreleme teknolojilerine milyarlarca dolar harcanmaktadır.
Ürünlerin enerji muhtevasının yüksekliği ile çevre kirliliği doğru orantılı olduğundan, özellikle Avrupa sermayesi tüm tekstil, çelik ve çimento sanayii know-how ını komşu ülkelere veya Çin e sattı. Üretim hatlarında kullanılan bilişim ve haberleşme teknolojileri, yazılımlar sayesinde otomasyon sağlanarak kalite ve verimlilik artışı sağlanmaktadır. Faiz, vergi ve tüketici bilincindeki farkındalık artışı da eklenince, az gelişmiş, sermaye birikimi yetersiz ülkelerin, zengin ve sermaye birikimini sağlamış ülkelerle serbest rekabet etme şansı kalmamaktadır. Koruma ve teşvik tedbirleri de iyice piyasa otomatizmasını bozmakta ve kıt kaynakların verimli kullanılmasını önlemektedir..
Sonuç olarak kısa bir örnek verelim. Türkiye tekstil sektörüne para kullandırırken, Dünya Bankası 1980 lerde Kredi paketine koyduğu ve Türk Hazinesinin de kabul ettiği önşart şuydu; kişi başına sermaye yoğunluğu 20.000 US dolarını geçmeyecekti,Halbuki aynı yıllarda Avrupa da ve Amerikada, Uzak Doğu da Japonya da Tekstil sektöründe kişi başına sermaye yoğunluğu 100.000 Euro mertebesindeydi. Bu demektirki Türk tekstil sektörü beş kat daha geri, verimliliği ve rekabet şansı az olan, az sermaye yoğun teknolojisi geri tekstil makinalarına yatırım yaparsa, Dünya Bankası döviz kredisini yabancı kaynak olarak kullanabiliyordu. Aksi halde kredi alamıyordu. Türk hükümeti Maliyesi ve Hazinesi de, Sanayicisi de bile bile lades diyordu. Sonuç: 2010 da 80 Milyar Dolarlık tekstil Makinası Türkiye de hurda haline gelmiştir ve Bankalar artık Teskstil sektörüne kesinlikle kredi, yabancı kaynak kullandırmamaktadır.
Bir kişilik istihdam yaratmak için sektörlere göre değişen asgari yatırım tutarlarının, teknoloji izleme ve değerlendirme kritrlerinin, önceliklerinin, asgari yatırım tutarlarının, iç ve dış finansman, yatırım ve işletme sermayesi belirlenirken özkaynak/yabancı kaynak oran ve ihtiyaçlarının, sermayenin geri dönüş ve dolaşım hızına göre karlılık, sosyal maliyet ve geri ödeme sürelerinin fert-firma-sektörel-bölgesel-ulusal – bölgesel ve küresel ölçeklerde hesaplanarak belirlenmesi gerekmektedir.
Türkiye sadece pazarını yabancılara, gümrük birliği anlaşmasıyla neredeyse bedavaya satarak, orta ve uzun vadeli yatırım sermayesi değil, ancak kısa vadeli sıcak para çekebilmektedir. Bunun sonucunda da işsizlik ve ithalat hızla artmakta, ancak fabrikalar kapanmakta üretim azalmaktadır. Fiziksel büyüme, enerji santralleri yatırımları yapılamamaktadır. Türkiye de yapılan özelleştirmelerin asıl maksadı, sermayenin Türklerin elinden yabancıların eline geçmesidir. Nitekim tüm Bankalar ve önemli enerji üretim ve haberleşme tesisleri yok pahasına yabancılara satılmıştır.
Din iman palavraları ile türetilen başörtülü sakallı yeni zenginler sınıfının tüketim eğilimi yüksektir. Tam da yabancı sermayenin istediği aşırı tüketim ve yabancı sermaye kontrollü piyasa yapısı, aynen eski İngiliz sömürgelerindeki ekonomik yapı hakim kılınmaktadır. Türkçe yerine İngilizce isim ve kavramlar hakim olmaktadır. İthalat hızla artmaktadır. Toplumun savunma refleksleri kırılmış, ülke tam bir kaos ve bölünme ortamına AKP damgasıyla hazırlanmıştır.
Türkiye de uygulanan ekonomik model, siyasal ve toplumsal hızlı dönüşüm, askeri ihtilaller süreci, tamamen sermaye birikiminin ve yabancı sermaye politikalarının irdelenmesiyle borç yönetimi ve kalkınmanın finansmanıyla anlaşılabilir.Popülist yaklaşımlarla kutuplaştırılan geniş cahil halk kitlelerinden, düzmece milliyetçilik, düzmece tarih ve din istismarı ile gerçek kapitalist sömürü mekanizmaları gizlenmektedir. Ordu da bu maksatla kullanılmıştır.
Prof.. Dr. Mehmet Erdas
00491789035440 begin_of_the_skype_highlighting 00491789035440 end_of_the_skype_highlighting
00493089636518 begin_of_the_skype_highlighting 00493089636518 end_of_the_skype_highlighting
Engineering Design & Services Outsourcing
Certified SAP ORACLE BI Consultant
--
CiHAN TÜRK OLSUN TOPLULUĞU
Yüreği ALLAH ve VATAN aşkıyla yanan,
TÜRK"LÜĞÜ onur sayan
Yüce TÜRK Milletine aittir.
-
Biz ne işbirlikçi yobazlığın kirlettiği sağcılık,
ne de vatansız komünistlerin kirlettiği solculuk tanımlamasının içine gireriz.
Biz Türkçüyüz, sağ veya sol değil dışarıdan gelen hiçbir fikre tenezzül
etmeyecek kadar şuurlu olduğuna inandığımız
Türk milletinin tek gerçek merkezindeyiz.
Doğrudan doğruya TÜRK MİLLİYETÇİSİYİZ
-
Saraylarda süremem, dağlarda sürdüğümü.
Bin CiHAN"a değişmem, şu öksüz TÜRK"LÜĞÜMÜ.
-
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Hz.Muhammed
Vazifeyi ihmale sürükleyen merhamet vatana ihanettir. M.K.Atatürk
Yaşam: Ölümü hak etmektir.
NE MUTLU TÜRK"ÜM DiYENE
-
TOPLULUĞA POSTA GÖNDER: cihan-turk-olsun@googlegroups.com
TOPLULUK YÖNETİMİ: cihan-turk-olsun-owner@googlegroups.com
ÜYELİK İPTALİ: cihan-turk-olsun-unsubscribe@googlegroups.com
ÜYELİK: http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/subscribe?hl=tr
=======
E-posta Spyware Doctor tarafından tarandı - Hiçbir virüs veya casus yazılım bulunamadı.
(Email Guard: 7.0.0.18, Virüs/Casus Yazılım Veritabanı: 6.16150)
http://www.pctools.com
=======
12 Oct 2010 ... Century NATO Strategy and Cyberware Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas. 21.Century NATO Strategy and ...
article.wn.com/.../Cyber_threat_Isro_rules_out_Stuxnet_attack_on_Insat4_B/ - Önbellek
18 Oct 2010 ... Stuxnet Virus Worm - Cyber Attack False Flag by Iran ... and Cyberware Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ...
wn.com/stuxnet - Önbellek
15 Oct 2010 ... ISRAEL CYBER ATTACK - STUXNET COMPUTER VIRUS - Chertoff Group ...... Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ...
article.wn.com/.../Meet_the_Stuxnet_so_much_subtler_than_a_tactical_nuclear_dev_g/ - Önbellek
4 Oct 2010 ... Stuxnet Worm - False Flag Cyber Attack by Iran and Russia ...... Cyberware Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ...
article.wn.com/.../Stuxnet_virus_attack_on_Iranian_nuclear_programme_the_first_/ - Önbellek
Century NATO Strategy and Cyberware Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ..... military strategy with firm financial commitments , urging funding for a European anti-missile shield and better cyber defences. ...
wn.com/strategy - Önbellek
2 Oct 2010 ... Stuxnet Virus Worm - Cyber Attack False Flag by Iran ...... and Cyberware Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ...
article.wn.com/.../ComputerVirus_Stuxnet_trifft_deutsche_Industrie/ - Önbellek
24 Sep 2010 ... Stuxnet Virus - False Flag Cyber Attack by Iran and Russia ..... Cyberware Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ...
article.wn.com/.../Iran_confirms_cyberterrorism_computers_infected_by_Stuxnet/ - Önbellek
CYBER ATTACK ON IRAN - Stuxnet Worm Must Have Been A State Funded Operation ...... Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ...
article.wn.com/.../WNAT6260E458E65B6DBF076CEE06334319F2/ - Önbellek
29. Sept. 2010 ... Erste Festnahmen nach dem... Wer steckt hinter dem Cyber-Angriff durch Stuxnet? 2010-09-29 .... Century NATO Strategy and Cyberware Stuxnet Virus attack as a common threat… photo: WN / Mehmet Erdas ...
article.wn.com/.../BuschehrStart_verz_t_sich_um_Monate/ - Önbellek
THY ve SAP Mafyası; Tüketiciyi yüksek fiyat ödemeye mahkum eden büyük rüşvetlerle yapılan ENERJİ TELEKOM THY ÖZELLEŞTİRMELERİ, ÜLKER GRUBU VE SAP TÜRKİYE Projeleri
SAP Almanya ile mahkemelik oldum bu yüzden! Domain lerime bedava el koymak istiyorlar Mannheim da Mahkeme yi de elde ettiler Avukatım RA Prof.Dr.Haase bu haksız ve hukuksuz tutumuna karşı yeniden dava açtı. WIPO Uluslar arası Domain kurulun da durum müzakere edilecek.
Duruşmaya gittiğim halde gelmemiş muamelesi yapıp Versaeumnisurteil çıkarttılar Halbuki sap adını kullanan binlerce domain var piyasada!
SAP Türkiye nin yetersizliği SAP konusunda hiçbir ciddi Türkçe yayını olmamasından da anlaşılmıyor mu?
Kitabımı alıp okursanız Türk piyasası ile ilgili orada da değerlendirmelerim var. Bu yüzden SAP Türkiye kitabımın satışına destek vermeyerek ve bu konuda uluslar arası tecrübe ve bilgi birikimine sahip SAP sertifikalı profesyonel bir danışman olmama rağmen, SAP Türkiye ve THY tüm yazışmalarımı yanıtsız bıraktı ve beni açıkçası boşuna davetlerle iki yıl oyaladı
SAP CEO su Leo Apotheker in desteği ile güzel bir başlangıç yaptık ve SAP ERP konusunda ilk kapsamlı Türkçe kitabı yazdım ve Türk gençliğine ve SAP Türkiyepiyasasına sundum.
SAP Türkiye nin yürüttüğü projelerin başarısını ve SAP Türkiye elemanlarının seviyesini tecrübesini başarısını bir sorgulayalım
THY SAP Projesi konusunda son derece suskun ve yanıt vermiyor en azından Projenin şartnamesine bir bakınız!
THY nin Proje için ödediği astronomik rakamlara bir bakınız ve zamanlamasına bir bakınız!
THY eski Yönetim Kurulu CANDAN ERTEKİN neden Yönetim Kurulu Başkanlığından kendi isteği ile aniden ayrıldı dersiniz?
Adnan Metin ile görüşün karşılıklı bir açık oturuma çıkalım.
Bu kadar büyük bir proje Türk Bilişim toplumuna neden bu kadar kapalı ?
Rüşvetin belgesi olmaz delilleri olur o da yapılan sözleşme ve şartname ile ödemelerdir. Bunları elde edip dünya daki fiyatlarla ve şartlarla karşılaştırmamız gerekir.
SAP Proje Uygulaması Organizasyon yapısında mali şeffaflık (cost-profit center accounting) ve role-based disiplin ister! THY önce bu değişiklikleri yapmadan pat diye bu ihaleyi SAP ye verdi.
Başka ERP mi yoktu? Hiçbir karşılaştırma yapılmadı. SAP nin kendi IT altyapısı da ERP ye uyarlanabilirdi ve çok daha ucuza ve güvenilir yapılabilirdi.
SAP den lüzumsuz yazılım lisansları almaya ne gerek vardı? Neyi iyileştirecekler?
Projenin hedefleri, blueprint i, requirements definition, data model, System Interfaces for ETL, Delta Update strategy, System Architecture, Data Load, Reporting Tools BO BEX açıklanmalı
SAP nin bir sürü de Webdynpro hataları ve bug ları var! Mükemmel değil! Hiçbir yazılım mükemmel değil! Ama en pahalısı ve en risklisi SAP ERP yazılımıdır.
2004 den beri sadece NetWeaver 2004s ile Business Objects i satın aldılar. Yeni isimlendirmelerden başka yenilikleri de yok!
THY Yönetimi neden SAP yi seçtiğini tüm teknik mali ekonomik organizasyon kriterlerini fayda maliyet analizini pay off period unu açıklamalıdır.
Neden proje profesyonel Danışmanlara kapalı yürütülmektedir?
THY da ki kaza sıklığı ve ucuz insan odaklı hizmet kalitesi SAP ERP ile ne kadar teknoloji odaklı hale getirilebilecektir?
Siyasi torpili olanları 2002 den beri kadrolarına dolduran THY ile yetersiz danışman kadrosu ile daha önceden ÜLKER grubuna bağlı MEDYASOFT ile hiç SAP Danışmanı olmayan BILGEADAM kurslarına Sertifikalı Eğitim yetkisi vererek Eğitim lisanslarını peşkeş çeken SAP Türkiye nin ZAMANLAMA itibariyle son iki üç yılda THY SAP ERP Ğrojesini arka planda önhazırlıklıklarını ve özel menfaat paylaşımını gerçekleştirerek kotardıklarını şahsen ve yakinen bilmekteyim..
Türkiye de çalışan profesyonel sertifikası olan uluslar arası SAP Danışmanlarına da sorabilirsiniz!
Böyle projelerde en önemli belgeler işin şartnamesi proje uygulama ve teslim planı ile hedeflerinin fayda maliyet analizinin tutarlılığıdır.
YANGINA KÖRÜKLE GİDİYORLAR, ENTEGRASYON DEĞİL KESİNLİKLE SADECE ASİMİLASYON, YABANCILARI TÜRK VE MÜSLÜMANLARI HRİSTİYANLAŞTIRMAK İSTİYORLAR!
Prof.Dr. Mehmet Erdaş Berlin 16.10.2010
Angela Merkel bir Papazın kızı, Bayern CSU Başkanı Horst Seehofer de iki kadınla aynı anda yaşıyor. Bize de açıkça diyorlar ki bize benzeyeceksiniz, ya Hristiyan değerlerini kabul edeceksiniz, ya da Almanya’ yı terk edeceksiniz. Thilo Sarrazin den sonra, Alman hükümetinin en yetkili ağızlarından çok kültürlülük hedefini askıya alması ve açıkca asimilasyon hedefini ortaya koyması, eğitimli eğitimsiz tüm yabancılarda şok etkisi ve korku yarattı. Bu mesaja Hristiyan olmayan herkes büyük tepki gösterdi. Almanya da bulunan Yahudi Merkez Komitesi Başkanı Stephan Kramer dahi huzursuzluk ve korku duyduğunu açıkladı.
Dünya kamuoyunu karşısına almak pahasına, ilk seçimlerde iktidardan düşeceklerini bilen CDU/CSU Partilerinin liderleri, hristiyanlık propagandası yapan popülizm bayrağı açtılar. Bu işin sonu iyi gelmez. İnsanlık tarihi yeniden haçlı zihniyetinin hortlatılmasıyla başlayan din savaşları ile dolu değil mi? Hristiyanlığın önder ve öncü kültür (Leitkultur) olduğunu, Müslüman Yahudi ve Ateist Buddhist herkese tüm insanlığa kabul ettirmek iddiasında olan Alman politikacıların kendileri bile bunun ne anlama geldiğini felsefi açıdan dünya kamuoyuna açıklamaktan acizdirler. Bugüne kadar hiçbir Alman politikacı, ‘ Leitkultur’ dan ne kastettiğini tam olarak açıklayabilmiş değildir. Buna rağmen Angela Merkel ve Horst Seehofer, balıkları bile güldürecek mizahi ve popülist açıklamaları, ‘ Hristiyanlığın insan (ve Tanrı) kavramını kabul etmeyenler Almanya’ da boşuna, yanlış yerde, yanlış ülkede duruyor’ açıklamalarıyla iyice gülünç duruma düştüler.
Euro krizi, bankaları kurtarayım derken sebep oldukları kapatılması imkansız bütçe açıkları, İşsizlik sorunu, yanlış entegrasyon politikaları…. nedeniyle umutsuzluk, çaresizlik ve korkuya kapılan ve gelecek perspektifleri için hayli kötümser olan Alman halkına din üzerinden, hristiyan propagandası yaparak umut vermeye çalışıyorlar. Bunu yaparken, daha ikinci dünya savaşında Hristiyan olanların karşılıklı olarak ‘ Tanrı bizimle-Gott mit uns!- diye bağırararak birbirlerini öldürdüklerini ne çabuk unutuyorlar? Bunun neresi öncü ‘leitkultur’ olacak; çarmıha gerilmiş çivilenmiş bir insan tasviri ile korku yaymak insanlığa öncü diye kabul ettirebilir mi? İnanç sömürüsü Almanya da artık sökmez. Almanlar sorgulamayı, doğruyu yanlıştan ayırmayı Kant, Schiller, Hegel, Schelling, Goethe, Lessing…. sayesinde öğrenmişlerdir. Alman idealizmi ile İslam aynı felsefi temele dayanmaktadır. Kiliselere üye olup gönüllü aidat ödeyenlerin sayısı da hızla azalmakta, Alman toplumu artık kilise nikâhına dahi önem vermeden, dini nikah dışında yaşamaktadır. Evlenmeleri yasak ‘ Zölibat’ olan, Homoseksüel papazların, din eğitimi verdikleri subyan çocuklara kilise okullarında nasıl cinsel tecavüzde bulundukları, Amerika’ dan tutun da Almanya İngiltere Fransa…. tüm hristiyanlık dünyasına olan inancı ve güveni sarsmıştır. Artık kimse kilise öğretilerine sahip çıkmamaktadır. Bir taraftan Şeriat denilen ve daha adil işleyen İslam hukukunu reddederken, diğer taraftan kilisenin Kanonik ortaçağ hukukunu savunmaya kalkmak ve öncü kültür iddiasında bulunmak çılgınlık ve çaresizlik ifadesi değil de nedir? Aklım mantığım ve vicdanım, tüm bilgi ve tecrübe birikimim, fizik doktorası yapmış Papaz kızı olan bir hanımın, hem de Alman Bundeskanzler i olarak Alman Anayasasının, Almanya da yaşayan herkes için –din dil ırk köken ayırımı yapmaksızın- insan hakları, sosyal haklar ve eşitlik ilkelerine sadakat yemini ettikten sonra, hala hristiyan propagandası yapmasına karşı direnmemi emrediyor. Kaç günden beri Almanca, İngilizce ve Türkçe olarak dünya kamuoyuna sesleniyorum ve Almanya da, Thilo Sarrazin ile iyice ortaya çıkan, çok kültürlülüğe, özellikle Müslüman olan Türk ve Araplara karşı tırmandırılan, tehlikeli ırkçı yönelişe karşı uyarıyorum. Uyanık olup vaktinde tepki gösterilmez ise, birleşik Almanya’ da Yahudilerin yerine Türkler ve Araplar konularak yeniden Nazi dönemi hortlatılabilir. Tarih, insanlık bir türlü ders alamadığı için hep tekrarlanmaktadır.
Tüm dünyaya ilan ediyorum; benim aklım mantığım vicdanım bilgi birikimim ve tecrübem, Angela Merkel ve Horst Seehofer’ in içi boş ‘ Leitkultur-öncü önder lider Kültür’ iddialarını kabullenmeme engel olmaktadır. Bu durumda Angela Merkel ve Horst Seehofer bana açıkca diyorlar ki, sen Almanya da yanlış yerde yanlış ülkedesin!
Alman hükümetinin en tepesinde bulunup da, bu insanlık dışı, mantık ve ahlak dışı bu sözleri edebildikleri için kendilerini şiddetle kınıyorum ve en kısa zamanda Almanya yı terk edeceğimizi kendilerine hatırlatmak istiyorum. Zaten son yıllarda, kaliteli iyi eğitim görmüş insan gücü istatistiklerine göre, Almanya ya gelenden çok terk eden olmaktadır. Nitekim IT konusunda, örneğin İş İstihbaratı, iş zekâsı konusunda kaliteli eleman ihtiyacı nedeniyle, Hint li yazılımcılara ABD deki gibi ‘Green Card’ vermeyi vaat ederek davet etmelerine rağmen pek gelen olmadı. Hint’ liler bile Amerika ve İngiltere’ yi tercih ettiler.
Çin Almanya rekabeti pek yakında Alman sanayini çökertecektir. En önemli Alman patent ve markalarını önce davet edip sonra kopyalayarak çoğaltan ve hiçbir lisans ve patent ücreti ödemeyen Çin ekonomisine karşı Alman ekonomisi her geçen gün rekabet kabiliyetini kaybetmektedir. Almanya da yabancılar olmasa işsizlik ve iç tüketim daha da yükselir ve Alman ekonomisi kaliteli eğitimli eleman bulmakta zorlanır. Buna rağmen nankörlük ederek, Yabancı, özellikle de Türk ve Müslüman, Arap düşmanlığı yapmak, Alman idealizmine, Kant ın ülkesine yakışıyor mu? Ne oldu Kantsche Imperativ denilen, kendine yapılmasını istemediğini başkalarına yapma evrensel ahlak ilkesine? Ortaçağ hristiyanlığına dayanan insan ve kültür anlayışını öncü kültür ilan etmek ilkellik ve geriye dönüş değil midir? Angela Merkel ve Horst Seehofer, bizlere akılları fikirleri, kavrama güçleri varsa, Kant dan Hegel den Goethe den Schiller den Schelling den bahsetsinler, ama hristiyanlık kültüründen değil! Alman idealizmi ile Hristiyanlık ve Hristiyanlığın insan kavramı ve anlayışı çok farklıdır. Birinde evrensel insan hakları ve kimseyi dışlamayan ahlaklılık ilkeleri, diğerinde ise engizisyon mahkemeleri, giyotin ve subyan çocuklara cinsel tecavüz yapmaktan çekinmeyen ahlaksız hristiyan kilise papazları öne çıkmaktadır. Acaba Angela Merkel ve Horst Seehofer hangisini öncü kültür ‘ Leitkultur’ örnek alınacak kültür olarak savunmaktadır?
Samimi ve inanmış, yüce Allah’ ın birliğinden ve onun elçisi Hz.Muhammed’ in Allah ın son hak peygamberi olduğundan başka, her gerçeği sorgulayan bir Müslüman olarak tüm dünyaya ilan ediyorum:
Kuran - ı Kerim, insanlığın ve bilimin gelebileceği en yüksek soyut bilgi ve kavram silsilesine sahiptir. Kuran da müspet bilim ve insan hakları ile çatışan hiçbir ilke, prensip kavram ve tavsiye de yoktur. Kavram derinliği olmayan, yüzeysel düşünenlerin kendi menfaatlerine uygun yanlış yorumları ve emperyalizm tarafından desteklenip türetilen sözde İslami devletlerin hiçbirinde(İran ve Türkiye dahil) , Hz. Muhammed’in evrensel mesajına, Kuran vahyine uygun faizsiz ve adil bir ekonomik ve sosyal hayat, felsefe ve medeniyet yoktur ve gerçek İslam bugünkü dünyada yaşanamamaktadır.
Menfaatlerinin ve geçim derdinin esiri olmuş, hür olmayan, hür düşünemeyen, maddenin esiri ve kölesi olan insanlar (Kapitalizm) ile aklı olmayan insanların, makam ve mevkileri etnik kimlikleri dilleri ne olursa olsun, hiçbir dini sorumlulukları ve yükümlülükleri yoktur; çünkü onlar hiçbir zaman mutlak gerçeği kavrayıp, bilerek inanamazlar. Bilerek, salt ve müspet bilimlerin bilgi birikimi sonucunda, hiçbir zorlama ve kişisel menfaat düşüncesi olmaksızın, Tabiat’ ın yani Allah denilen tek Tanrının sonsuz çeşitlilik içindeki birliğine ve tekliğine, sonsuz gücüne inanmak, kendi rızası ile kabullenip iman etmek, hayatta erişilebilecek en yüksek makam ve mevkidir, mertebedir, erdemdir, öncü ve önder kültürdür. Hıristiyanlık ve kurumlaşmış hiçbir din öğretisi, din adamlarına dayanan kültür öncü ve önder kültür olamaz. Ancak mutlak bilgi ve gerçek sizi hürriyetinize kavuşturup insan yapabilir.
Paranın ve insanın, Allah, Hak ve Hakikat yerine konduğu yapay ve robotik Batı kültürlerinde, duygu düşünce, değer, estetik, bilim ve sanat, insanlık ve insan hakları bir süre sonra gelişemez olacaktır. (bkz.Zivilisation, Civilization ne demektir?) Batı kültürü, Hak ve hakikate dayanan yüksek İslam kültürünün soyutluk derecesine, estetik güzellik ve insanlık anlayışına ulaşamadan yok olup gidecektir. Nitekim modern Matematik alimleri, henüz camilerdeki süslemelerin ifade ettiği kristal geometrik yapılarını yeni yeni anlamaya, matematik olarak formalize etmeye, tanımaya, anlamaya ve keşfetmeye çalışmaktadır. Asıl öncü kültür ve Allah katında son gerçek din İslam dır.
UYDURUK MİLLİ GELİR VEYA GAYRİ SAFİ MİLLİ HÂSILA :
Hileli Ve Yapay Enflasyon Ve Faiz Oranları, UluslarınGerçek Ekonomik Kalkınma VeRefah Seviyesini, Kaynak Verimliliğini, Gerçek Rekabet Kabiliyetini Ölçememek…
Türkiye’de siyasetçilere, iktidar sözcülerine ve köşe yazarlarına bakarsanız ekonomik mucize gerçekleşmektedir. Halbuki, köyde kentte mahallede komşuya vatandaşa, köylüye çiftçiye işçiye bir dokundunuz, hal hatır sordunuz mu bin ah, bin şikayet işitmektesiniz. Dün Internethaber’ de, Çiller’ in eski Bakanı Ufuk Söylemez kendi sütununda, Türkiye de ekonomik mucize olduğunu, kendi mizah anlayışı ile görüşlerini rakamlarla süsleyerek yazmış. İşte size Ufuk Söylemez in anlattığı AKP’ nin övündüğü içi boş ekonomik mucize :
Türkiye’de toplam ithalat ihtiyacı ve miktarı, her zaman toplam ihracatın üzerindedir.Yani Türkiye daima net ithalatçı bir ülkedir.İthalat için dövize ihtiyaç vardır. Yüksek reel faiz ödeyerek, milleti borçlandırarak sıcak paraya davetiye çıkaran Türkiye, mal ve hizmet fiyatlarındaki artışı dahi döviz kurlarına yansıtamaz. Türkiye’de uygulanan döviz kuru politikası “sözde” dalgalı ama “özde” fiilen örtülü kur çıpası rejimidir. Enflasyon her sene yaklaşık % 10 civarında artmakta ama döviz kuru neredeyse yerinde saymaktadır.
İthalat bu sayede imalatı ve üretimi yok etmekte bu da işsizliği giderek büyütmektedir.
Tek çare bizim geçmişte başarıyla uyguladığımız, “gerçekçi kur” uygulamasına geçmektir. Enflasyonla üç aşağı, beş yukarı paralel giden (mevsimsel dalgalanmalar dışında) bir kur rejimi, ihracatın rekabet gücünü artırır, fuzuli ithalatı caydırır.
Devalüasyon birikmesini ve varlık balonlarının oluşmasını önler. Bu kafada gidilirse, yine cari açık ve dış ticaret açığı hızla yükselir. Yine varlık balonları ve borsa şişer.
Her defasında da bu zincir kopar, balonlar patlar, ekonomik kriz ve dalgalanmalar yaşanır. Bedeli de milletçe borç ve yoksullaşma olarak yeniden ödenmek zorunda kalınır.
446 maddenin % 60’nın fiyatları artmış
Eylül 2010 ayına ait enflasyon rakamları açıklandı.
Tüketici fiyatları endeksinde kapsanan 446 maddeden 267 tanesinin ortalama fiyatları artmış görünüyor.
Aylık % 1.23 olan Eylül – 2010 enflasyonu yıllık bazda % 9.24’e çıktı. ÜFE üretici fiyatları endeksinde ise aylık % 0.51, yıllık % 8.91 oranında bir enflasyon açıklandı.
2009 yılsonunda TÜFE % 6.53 iken, 2010 Eylül ayı itibari ile % 9.24’e fırlamış durumda. Yani son 9 ayda yıllık TÜFE % 40,8 oranında artmış vaziyette.
Hayat pahalılığı, enflasyon artışı hızlanıyor. Ama ne gam. Oluk oluk sıcak para geliyor. Burada pahalıysa, her şeyi ithal ederiz, sakın kimse üzülmesin.
Ufuk Söylemez’ in anlattığı AKP’ nin mizahi mucizesi bu.
Bilen adam, hakikati uyduruk enflasyon- faiz- döviz-milli gelir rakamlarına sığınmadan, win-win diye içi boş sadece umut vadeden kavramları da kullanmadan anlatır.
Ufuk Söylemez’ e dün şu kısa cevabı gönderdim: ‘ Ekonomik mucize mi? Mucize demek, olması ihtimali sıfır, ama vuku bulduğunda bilgi muhtevası sonsuz olan olaydır. Ekonomi de mucize olamaz, çünkü hiç kimse ekonomi de var olan kıt kaynakları, herkesi memnun edecek şekilde, sonsuz olan tüm insan ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, normal dağılım eğrisine göre, hem üretip, hem de dağıtamaz, herkesi memnun edemez. Her şeyi bir süre ithal edebilirsiniz, bir süre imkânlarınızın üzerinde borçlanarak yaşayıp, kendiniz bir şey üretmeden başkalarının ürettiği artı değeri tüketebilirsiniz. Ama sonunda mutlaka bir gün sizden borcunuzu ödemenizi, ödeyemiyorsanız neyiniz varsa, din vatan kadın çoluk çocuk ırz namus ve donunuz dâhil, vermenizi istemezler mi? Nitekim ABD, Nuri Demirağ Türkiye de uçak yaptığında, bırakın uçak yapmayı biz size daha modern uçaklar veririz diyerek bizim ilk uçak fabrikasını kapattırmadı mı? Sonra da Kongreden geçiremem, İsrail den ve Yunanistan’dan daha çok sayıda F-16’ ya sahip olamazsınız demedi mi? Hala ABD ve İsrail izin vermeden, bir tek F-16 bile kendi irade ve imkânlarımızla üretemeyiz, sadece montajını yaparız.
Türkiye de, ekonomik mucize den bahseden din iman taciri AKP liler, kesecek kurban bulamayan halka cevap versinler önce. Yaklaşan Kurban Bayramı için kesilecek kurban bulunamadığı için kurban fiyatları ilgili kurumlarca açıklanamıyor ve nereye gittiği nasıl harcandığı şüpheli kurban bağışları da toplanamıyor. İşte size sözde dindar AKP nin ekonomik mucizesinin sonucu bu değil mi? Bir gün gelir, Türkiye’ de ekmeklik buğday, ekecek domates tohumu dahi bulunamaz olur; tarım ülkesi olarak kendi kendinize yeterli tarım ve hayvan üretimi yapmak milli hedefinden vazgeçip de KSS nin dayatmasıyla her şeyi ithal ederseniz, bir gün açlık tehdidinden de kurtulamazsınız. Japonya neden pirinç ekmekten vazgeçmiyor dersiniz? Japonya pirinç ekmeyip de Afrika dan ithal etse, Afrika da hiç açlık sorunu kalmazdı.
1982 yılında, Die türkische Energiewirtschaft und Energiepolitik : e. Analyse gegenwärtiger u. zukünftiger Probleme. (1982) Erdas, Mehmet. Braunschweig, Techn. Univ., Diss., 1982 Türk Enerji ekonomisinin ve geleceğin problemlerinin irdelenmesi konusundaki doktora tezimi yazdığımdan beri Ekonomi kitaplarında kullanılan kavramların yüzeysel ve yapay olduklarını, gerçek ekonomik süreçleri ölçemediklerini yazıp söyleyip duruyorum. Nihayet artık Almanya da Avrupa da ve dünya da aynı görüşü paylaşanlar çoğalmaktadır. ODTÜ de önce Elektronik Mühendisliği, Microwave Mühendisliği okudum ve daha sonra Amerika’ da Hittite Microwaves firmasını kuran ve çok önemli patentler sahibi olup Pentagon’a 16 Milyon dolar tutarında özel maksatlı Chip satabilen Yalçın Ayaslı’ dan Microwaves dersleri aldım. Elektromanyetik alanlar teorisine hakim olduktan sonra, ODTÜ İşletme de Master Programı kapsamında okutulan Ekonomi ve İşletme kitaplarındaki kavramlar bana çok yüzeysel geldi. Örneğin Üretim Ekonomisi ve Ekonomik Planlama, National Economic Planning derslerinde kullanılan faiz ve büyüme, sermaye birikimi teorileri, üretim faktörleri ve üretim fonksiyonları kavramı, milli gelir ve gayri safi milli hâsıla kavramları orta çağdan, merkantilizm döneminden kalma, işe yaramaz içi boş kavramlardı.
Merkantilizm denilen serbest ticaret teorileri de İngiliz tüccarları tarafından İngiltere deki Üniversite hocalarına paralar ödenip kitaplar yazılarak yayılmış ve çoğaltılmıştı.
Bugünde Soros’ lar Vakıflar kurup KSS nin büyüme ve serbest ticaret teorilerini yaymıyorlar mı? AKP yi iktidara taşıyan onlar değil mi? Sermaye birikimini sağlayarak dünyanın tabii kaynaklarına göz diken ülkeler, ekonomi ve finans adı altında bir sürü kelime ve kavramlar icat etmiş, bunların da üniversitelerde okutulup yayılmasını sağlamıştı. Doğru matematik soyut kavramlarla, sebep sonuç ilişkileriyle düşünemeyenler ve sorgulayamayanlar gerçeği hiçbir zaman öğrenemezler. Koyunlar çobanlarını seçebilir mi? Soyut ve bilimsel düşünemeyenler de doğru ile yanlış arasında seçim yapabilir mi? İnsanlar soyut kavramlarla, matematik ve mantıksal bilgi birikimi ve her şeyi sorgulama yöntemi ile gerçeği ortaya koyabilirler.
Bugün artık faiz, ekonomik büyüme, milli gelir, gelir dağılımı, arz talep gibi belirsiz ve işlevsel olmayan kavramlar yerine aynen fizikte olduğu gibi ölçülebilir, kesin tanımlanmış ve kapsamı sınırlandırılmış, işlevsel kavramlar sistemine; sosyal bilimlerde güç kavramının kesin ve ölçülebilir tanımına ihtiyaç vardır. Sosyal bilimler de, güç kavramı tanımlanmadan, sermaye birikimi, büyüme ve faiz kavramlarına kesin işlevsellik, anlamlı bir üst maksat ve bilimsel ispat kabiliyeti kazandırılamaz. (Ref. Kurt Gödel, 1938, Avusturya lı Mantıkçı) Neden faiz alınır sorusuna cevap verilemez. Sermayeden uzak kalmanın bedeli sayılan faiz aslında kendiliğinden çalışan sermaye birikimine dayalı bir zaman ve güç otomatizmasıdır ve güç kavramı ile doğrudan ilişkilidir. Kimin sermaye birikimi daha fazla, daha zengin ise faizi o belirler. Faiz, hiç bir emek karşılığı olmadığından kesinlikle katma değer değildir. Olsa olsa katma değer hırsızlığıdır. Ancak tüm milli gelir hesaplarında ve Türkiye bütçesinde, en önemli katma değer olarak faiz giderleri yer tutmaktadır.
Paul Anthony Samuelson’ın ‘ Ekonomik Analizin Temelleri- Foundations of Economic Analysis’ kitabında da belirttiği gibi üretimin nihai amacı tüketimdir. O halde üretim ile tüketim, bölüşüm gelir dağılımını aynı anda incelemeyen ekonomik teoriler yanlıştır. Ekonomi kitaplarındaki arz ve talep kavramlarına, sermaye birikimi ve harcanabilir gelir, gelir dağılımı, tekelleşme ve faiz ilişkisi dinamik olarak, yani zamanın fonksiyonları, zaman serileri olarak irdelenmedikçe işlevsellik ve kesinlik kazandırılamaz.
Gittikçe küreselleşen ve küçülen dünyamızda, zaman ve mesafe kavramları, en küçük en hassas ölçekte ölçülebildikçe yeni malzemeler yeni ürünler yeni teknolojiler üretilebilmektedir. İnnovasyon denilen bu süreçte, sermaye kadar soyut temel bilginin, soyut kavramların ve insan dayanışmasının, değer ortaklığının, ideallerin, ortak takım çalışmasının önemi vardır.
En son verilen Nobel Fizik ve Kimya ödüllerinin, Stuxnet Virüsünün etkilerini açıkladığımız makalelerimiz de, keşiflerin tesadüfî olmadığını ve insanlığın bekasını sağladığını belirtmiştik. Tabiatta hiçbir türün, sınıfın, toplumun ve kültürün diğerine üstünlüğü değil, ahengi ve tamamlayıcılığı söz konusudur. Ekonomi ve Finans da, Sosyoloji de ise güç kavramı kesin tanımlanmadan, enerji –faiz-emek -sermaye ilişkisi matematik kavramlar ile sebep-sonuç ilişki silsilesi tanımlanmadan, fizikte olduğu gibi kesin ölçülebilir hale getirilmeden, üretilip kullanılan tüm istatistikler yalandır ve yanıltıcıdır.
Milli Gelir kavramı, sözde, herhangi bir ekonomide, bir yılda veya belli bir zaman periyodunda, üretilen tüm mal ve hizmetlerin toplam (miktar x fiyat) değerini ifade eder. Bu ne demektir? Örneğin bir hasta hastanede bakılırsa, doktor hemşire ilaç yatak vs. tüm giderler Milli Gelir hesabına girer, ancak hasta evde bakılırsa hiç hesaba katılmaz. Başkalarının karasularında tuttuğunuz Balık ve başkalarının topraklarında faiz sömürüsü ile elde ettiğiniz gelir sizin Milli gelirinizi artırır ama başkalarını aç bırakır, çevreye zarar verir, iklim değişir, gelecek nesillerin hayat hakkına tecavüz edilir. Bunlar hep ihmal edilir. Japonya pirinç ekmeyip de Afrika ülkelerinden satın alsa, Afrika da hayat kalitesi yükselir.
Fiyat dediğiniz ölçü birimi sözde arz ve talep kesişmesiyle piyasada oluşur, ama tekelci piyasalarda fiyat oluşumu arz ve talep dengesine göre değil, kar maximizasyonu hedefine göre belirlenmektedir. Dünya da kullanılan para birimlerinin hiç biri gerçek varlık değerlerini ölçemez, çünkü para miktarı Merkez Bankalarınca istenildiği gibi artırılıp azaltılabilmektedir. Para değerinin ve piyasalardaki para miktarının az ve çok artması veya azalması, değer artışı ve azalışı tamamen uygulanan ulusal politikalara bağlıdır. Küresel anlamda bir sosyal fayda ve maliyet kavramını, beka (sustainibility) ve istikrar/ kararlılık (stability) kavramlarını ekonomi ve finans kitaplarında bulamazsınız. İnsan ihtiyaçlarına ve tabiatına aykırı olarak, insan emeğine ve hayatın gerçek anlamına tamamen yabancılaştırılmış bir faiz ve zaman otomatizması ile kölelik sistemi, küresel siyonist sermaye hükümranlığı ekonomi ve finans kitaplarında bilim diye okutulup, gençlere gelecek nesillere öğretilmektedir. Bugünkü sosyal bilimlerin din deki deney ve ispata değil de vahye, inanmaya dayanan bilgi türetme yöntemlerinden pek farkı yoktur. Peygamberlerin ve kutsal kitapların hedefi olan insanlığın barış ve huzur içinde bir arada yaşaması ve bekası hedeflerinin yerini, sadece güç sahiplerinin, para ve sermaye sahiplerinin kölelik öğretileri, insanlığın çoğunluğunu hem de kendi rızaları ve reklam kontrollü bilinçaltı istekleri ile boyun eğdirilmelerini sağlayan modern kölelik öğretileri almıştır. Nobel ödülü alan iktisatçılara neredeyse peygamber gözüyle bakılmakta değil midir? Peki o halde, neden 2008 Küresel finans krizini, onu hazırlayıp planlayanlardan başka hiç kimse önceden tahmin edememiştir. Nitekim, 11 Eylül 2001 Terör olayını da planlayanlardan başka kimse bilmiyordu.
Tabiatta politikacıların ve iş adamlarının sık sık tekrarladığı win-win sistemi ve kavramı yoktur. Tüm fiziki sistemler mutlaka belli oranlarda kayıpla çalışarak enerji ve değer dönüşümü yaparlar. Kaynak verimliliği, sosyal fayda, fırsat maliyeti, yerine koyma maliyeti, fırsat eşitliği, sosyal adalet, erişim hürriyeti, seyahat hürriyeti, insan değeri, yaşama hakkı, …..gibi hayata anlam veren kavramların ve değerlerin ekonomi ve finans kitaplarında yer alması zamanı gelmiştir.Bunun için de yepyeni bir zaman idrakine, buna bağlı kompleks faiz tanımına, enerji-faiz-sermaye-emek-zaman faktörlerinden oluşan üretim ve bölüşüm fonksiyonlarının, kaynak ve sosyal fayda ve sosyal maliyet, çevre kirliliği maliyeti, yerine koyma maliyeti….kavramlarının tanımlanmasına ihtiyaç vardır. Ancak bu kavramlar kesin tanımlandıktan sonra ölçülebilir; işe yarayan kesin ve doğru güvenilir istatistikler üretilerek tüm insanlığın gelecek planlamasında kullanılabilir. Aksi halde küresel bir kıyamet savaşı kesinlikle yaşanacaktır. ABD – AB ve Çin arasında yaşanan örtülü güç mücadelesi, yapay para değeri uygulayarak ihracat artışı sağlamak ve dış ticaret dengesini sağlamak savaşı sürmektedir.
Muhtemelen, 10.10.2010 tarihli makalemizde konu ettiğimiz yapay para değeri ve uluslar arası cari açık dengelenmesi tartışmaları da sonuç vermeyince, altın ve gümüş gibi tabiatta miktarı sınırlı, kıymetli metallere dayanan yeni bir uluslar arası para sistemi ve para birimi kurulması zorunlu hale gelecek, aksi halde zaman içinde tırmanacak petrol ve su darlığı ile tetiklenecek bir varlık – yokluk, kıyamet savaşı başlayacaktır.
Deveye Diken….. Öyle Mi?
ODTÜ den Endüstri Mühendisi olan Ayhan Özdemir den aldığım katkıyı aynen yayınlıyorum. Yazdığım konular hakkında bilgi birikimi ve tecrübesi olan okuyuculardan aktif olarak katkılarını bekliyorum.
Bu GDP hesaplaması konusunda daha önce birkaç örnek verdim. Konuyuda yetkili kişiler ile tartıştık zamanında. Gayrı Safi Milli hasıla toplam degerı o ulkedekı tum ıhracat ıthalat bankacılık ulasım vergı harcamalar maaslar turizm gelırleri yatırımlar uretım gıbı kayıt altına alınan tum parasal degerlerın toplamıdır. Bu toplam degerıde o ulkedekı nufusa boldugunuzde kısı basına dusen gelır degerı bulunur. Gayrı safı mıllı hasıla degerının buyuk olması o ulkenın zengınlıgıne bır ısarettır. Nufusun az olmas bu degerın yuksek cıkması ıcın bır avantaj saglar. Islemlerın kayıt altına alınması ne kadar ıyı ıse bu degerlerı hep yuksek cıkartır.
Şimdi birkaç ornek vereyım: arabanızın lastıgı patladıgında kendı basınıza baska yerden fatura karsılıgında bır hızmet almadan tamırını yaparsanız sızın bu GSMH degerıne katkınız sıfıra yakındır. Ancak telefon acıp bır servıs gelıp bu lastıgı tamır edıp ustunede fatura kesmıs ıse bu ıslemın GSMH’ya katkısı daha fazladır.
Evınızde maasını bankadan odedeıgınız bır ascı var ıse buna odenen her maas GSMH’ya artı deger katar. O asci ile evlenır bu sefer ascı sıze yemeklerı bır es olarak yaparsa GSMH hesaplarına gırmez.
Bu orneklerı cogaltmak mumkun.
GSMH hesaplamalarında bır baska konuda ulkedekı bankacılık borsa gıbı fınansal ıslemlerdekı sıkıntıdadır. Off Shore hesaplarının en yogun olarak kullnıldıgı bır yerde veya borsasında yabancıların vergı vermeden cırıt attıgı bır ulkede tum bu kayıtlar o ulkenın GSMH hesaplarına dahıl edılır.
Ancak buradakı paradan o ulkede yasayanların haberı bıle yoktur. Hong Kong gıbı bır yerde kara paranın aklandıgı, off shore hesaplarının kolaylıkla dondugu, nufusu cok yuksek olmasına ragmen resmı rakamların kasıtlı olarak dusuk gosterıldıgı bır yerde kısı basına mıllı gelırın 42bin USD olması çok normaldır.
Arap ulkelerınde de durum farklı degıldır. Sadece petrol satan bır ulkede cıvı, toplu ıgne bıle uretılemıyorsa, ulkede yasayan yabancı nufus yerlı nufustan fazla ıse trafık polısın ıtfaıye mudurun yabancı hostesın kaptanın yabancı ıse, senın GSMH yuksek olmus ne yazar.
Zengınlıgın gostergesı bana gore alım gucudur. O ulkedekı alım gucu gercek zengınlık gosstergesıdır bana gore. Buda ayrı bır konudur.
Bır soruda, Japonyada aynı işi yapan bir işçi 2000 usd, Türkiye’de 400 usd Çin’de 50 USD alıyorsa buna karsılık Suudi Arabıstan’da hıc ıs yapmayan bır Suud’lu yattıgı yerden 7000 usd alıyorsa hangı ulke zengındır. Japon kendı uretımı hesap makınası pahalı dıye Çin malı Casıo alıp, Çın imalatı telefonu kullnırken, Toyota marka araba almak ıcın bır kac yıl calısırken, aldıgı arabanın yakıtı pahalı dıye kullnaamaktan cekınırken, Suudlu hıc bır uretım yapmadan TOYOTA arabaları 2 yılda bır degıstırıp, 6 sılındır ıyı degılmıss 8 sılındırı ıyı gıder deyıp karıkoca SUV ıle gezerken hangısı zengın oluyor.
Suud Dunyaada GSMH olarak Japonyanın kac sıra altındadır?
Ayhan Özdemir Endüstri Müh-1982“
Bu yorumdan sonar Egemen Bağış ve Tayyip Erdoğan a seslenmek istiyorum:
Almanya da yaşayan Türkler için yıllardır ne yaptınız?
Deniz feneri ayıbı size yetmez mi?
Ayıp değil mi, sahip çıkmak yerine onları Almanlar karşısında daha zor duruma düşürecek içi boş laflar ediyorsunuz. Derdi çeken bilir. Siz hiç gurbette yaşadınız mı? Kendi çocuklarınızı hak etmedikleri yerlere getirip zengin ettiniz, doğru dürüst askerlik bile yaptırmadınız.
Berlin de Waldorf Otelinde, MÜSİAD adına katıldığım bir toplantıda Başbakan olarak Tayyip Erdoğan’a bizzat yüzüne söyledim:
Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürü ile Meslek Okulları, Yüksek Öğretim genel Müdürü ve YÖK BAşkanını gönderin Alman lar la ortak eğitim kurumları kurulsun. Türk gençlerinin %70 i işsiz Berlin de! Almanca öğrenmekle iş bitmiyor, meslek sahibi olmak gerek! Siz yarım yamalak Akademi tahsilinizle, hiç yabancı lisan bilmeden Başbakan oldunuz ama herkes o kadar şanslı değil! Egemen Bağış kalkmış akışl veriyor, Almanca öğrenin, Alman geleneklerine örf ve adetlerine uyun en iyi okullarına gidin diye. Davulun sesi uzaktan hoş gelir, sen gel de burada bir yaşa bakalım Egemen Bağış! Seni insane yerine bile koymayan ‘Leitkultur’ düşünceleri ile sizi aşağılık insanlar olarak gören ırkçı Alman la gel sen komşu ol yaşa, geleneklerine uy! Hariçten gazel okuma, gel de burada yaşa biraz sonra konuş. Önce problemleri yerinde gör öğren! Öyle hep ABD ve İsrail ne derse onu harfiyyen yapmakla dvlet adamı olunmaz!
Türk halkının en büyük ayıbıdır sizlere oy verip de önemli makam ve mevkilere getirmek. Bu yüzden de dam başında saksağan vur beeline kazmayı kabilinden kel alaka demeçler veriyorsunuz! Aklınız bilginiz gücünüz yetiyorsa, SArrazin e cevap verin! Artık çok geç olmadı mı? Önce Deniz feneri davasını yürütün sonuçlandırın; buradaki işçilerin gasp ettiğiniz paralarını iade edin!
Başbakan, Bir daha Berlin’ e gelmem demiş 3-0 yenildiğimiz Milli maçtan sonra! Size gel diyen, davet eden mi var?
Yüzünüz mü kaldı Berlin’ e gelecek?
Milletin parasını çarçur etmemiş olursunuz zırt pırt uçağa atlayıp gezmemekle! Oturun da ülkenin sorunlarını çözün! Kürt açılımı ile bir yere varamazsınız. Ben de Türk açılımı, Yörük, Türkmen açılımı istiyorum. Siz Gürcü Arap milliyetçiliği yapıyorsunuz! Kültür Bakanı, İBB Başkanı, dah niceleri sizin gibi Gürcü değiller mi? Size menfaat sağlayan Üsküdar Yeni Valide Vakıfbank Şube Müdürlerini hemen terfi ettiriyor, önemli görevlere getiriyormuşsunuz! Aynen İBB Başkanı iken de aynı yöntemle Fiziksel Engelliler Vakfına, ihale bedellerinden %10 lar aktarmadınız mı?
Çocuklarınız o paraları nereden buluyorlar? Yeniden gıda, mücevher, BİM Marketler, Medipol’ lere ailece ortak almışsınız. Kısıklı da ki Villaların parasını nereden buldunuz? Yetim malı ve yetim hakkı yemekten utanmıyor musunuz? Ülkede o kadar işsiz vatandaş varken, gece gündüz çalışmanız gerekirken, Berlin de futbol maçında ne arıyorsunuz? Bu mudur Hz.Ömer Adaleti?
Siz hiç bir zaman adil ve çağdaş bir devlet adamı olamazsınız ve Türkiye yi kalkındıramazsınız, ama nedense milleti kandırmak için partinize, daha doğrusu menfaat şebekenize ‘Adalet ve Kalkınma Partisi’ adını vermiş, çevrenizi ailenizi zenginleştirip, Egemen Bağış, Cüneyt Zapsu gibi dünyadan habersiz olanların lisan bilgisine sığınarak devlet yönetiyorum sanıyorsunuz. Onlarda sizin için Amerikalılara, Tayyip Beyi iyi kullanın , deliğe süpürmeyin diyorlar! Bunları nasıl hangi vicdan ve insanlıkla kabul edebiliyor ve hala gerine gerine ‘One Minute’ showları ile reklamınızı yapabiliyorsunuz?
Siz bırakın Müslümanlığı ahlaklı dürüst bir insan iseniz haydi açıklayınız kamuoyuna gerçekleri?
Vaktiye size İBB makam odasında, Lisan bilmek ne kadar önemliymiş dediğimde, sağ elinizi havaya kaldırıp
- Boşver yaaa! Ben tercüman kullanırım demiştiniz!
Şimdi yetinin bakalım ‘one minute’ show larıyla! Türk milletini kandırsanız da Allah’I nasıl kandıracaksınız?
O haksız edindiğiniz malların hesabını, hamal bir ipin hesabını veremez iken, siz nasıl vereceksiniz?
Siz Türkiye’ de en son Başbakan olacak; yetersiz bilgi birikimine, eğitim ve tecrübeye sahiptiniz. Nasıl Başbakan oldunuz?
Kimlere ne vadettiniz?
Ne kadar eğitimsiz beceriksiz hünersiz kimse varsa onları önemli makam ve mevkilere getirdiniz. Yazıklar olsun! Hiç bir şey gzili kalmaz, siz de bir gün kendi nefsinizle kendi yaptıklarınızla hesaba çekilirsiniz elbette!
Deveye diken….
Öyle mi?
Allah müstehakınızı, layık olduğunuz akıbeti versin!
11-12.10.2010 Berlin
Sevgili Gençler,
Yazan ve yazılan kalır; biz artık ebediyet için kalıcı izler bırakmak için yaşıyoruz. Bu yüzden de gece gündüz takatimce dayanabildiğim kadar çalışıyorum ve bilgi üretmeye, akıl satmaya, uluslar arası SAP Teknolojileri danışmanlık piyasasında kalıcı bir yer edinmeye, bu web sayfası ile kurumlaşmaya çalışıyorum. İstemek de fedakârlığı ve çok çalışmayı, sürekli öğrenmeyi, aklı bilgiyi organize ederek istendiği anda, kapsamda ve detayda sunabilmeyi, kısacası iş zekâsının, iş istihbaratının ortak aklını gerekli kılıyor.
İkinci kitabım üzerinde çalışıyorum; doktora tezimde yaptığım kompleks faiz tanımı enerji ve finans piyasalarının faiz-döviz ile dengelenmesi; finans krizinin sebepleri, neden sonuç ilişkileri, süresi, bankacılık sigortacılık ve yatırım bankacılığı borç senetleri fonlar türevler, sonuçta kim kazanır… hangi ülkeler bu krizden ne kadar zarar görür, ne zaman yeniden talep artışına yeterliliğine dayanan sağlıklı büyüme ortamına dönülür,,, gibi sorulara cevap arayacağım.
Türkiye çok kötü yönetiliyor; bunun delili, kriz ortamlarında ilk önce eğitim harcamalarının kısılması, yanlış teşvik tedbirleri ve açıklanan tedbir paketleridir. İşsizlik çığ gibi büyümektedir. Türkiye Kamu Sen bildirisinde: 'Son açıklanan işsizlik rakamları, ekonomik krizin dipsiz bir kuyu olduğunu ve özellikle çalışanlarımızı yuttuğunu göstermiştir. Resmi işsiz sayısının 3 milyon 800 bin olarak tarihi bir seviyeye çıkması dar ve sabit gelirlilerimizin içinde bulunduğu durumu ortaya koymaktadır. Yaklaşık bir yıldır krizin etkisi ile satışları düşen birçok işletme işçi çıkartmakta, bazıları yaşanan ekonomik durumu bahane ederek maaşları düşürmekte; diğer çalışanlar ise her an işini kaybetme korkusuyla yaşamaktadır. Vatandaşlarımız ekonomik kriz, maaşların azalması ve işten çıkarmalar nedeniyle büyük bir umutsuzluk içindedir'tesbiti yapılmaktadır.
Teşvikler herkes için geçerli olmalı ve serbest rekabet ilkesini ekonomide ki kaynak verimliliği dengelerini bozmamalıdır. Örneğin otomobilde ÖTV yi düşürerek araba alımını teşvik edince diğer sektörlerin parasal kaynağını, diğer sektörlere tüketicilerin harcayacağı parayı arabaya yönlendirerek onları da daha çok zorlarsınız. Bunun yerine ekonomide her sektörün ana girdileri olan enerji fiyatları, haberleşme fiyatları , vergi ve faiz giderlerinin, bu dört temel maliyet giderlerinin, fiyatlarının adil makul ölçülü oranlarda düşürülebilmesi, dünya ile rekabet edebilecekleri kararlılığa ve seviyeye kavuşturulmaları gerçek ve kalıcı teşvik sağlar, ekonomi de dengeleri orta ve uzun vadede kararlılığa eriştirir.
Sadece günü kurtarmak çözüm değildir; geçmiş ve gelecek de o an da üretilen çözümlere göre şekil alacağına göre alınan kararlarda zaman boyutunun iyi hesaba katılması gerekir.
SAP IT Komm. Yazılım teknolojisini öğrenmek Türk gençliği için lüks değildir; çağdaş bilgiye kavuşmaktır, gerçek bir kavram sistematiğini, kavram derinliliğini öğrenerek ‘farkında’lık ve ‘farklılık’üretmek, doğruyu yanlıştan ayırt edebilme kabiliyeti hassasiyeti kazanmak, bireysel ve toplumsal problemlere duyarlı olmak, kıt kaynakların adil ve verimli bölüşümü, kaynak verimliliğini artırabilmek, daha az enerji tüketen daha az çevreyi kirleten yüksek bilgi girdisi , kaliteli emek ve kapital üretimi, sermaye birikimi sağlamayı gerektiren yepyeni ve kalıcı bir uygarlık projesi üretmektir; işsizliğe ve krize çözüm üretmektir.
Senden ve tüm gençlerden ricam bizi topluma tanıtmanız ki Türkiye nin gerçek gündemi konuşulabilir olsun!
Problemler hep ötelenmek ertelenmek gelecek nesillere taşınmak yerine gündeme alınıp çözümler üretilebilsin:
İşsizlik hüner ve bilgi ile aşılır; torpille değil!
İş kavramı değişti
Dünya da tüm dengeler değişti
Her gelen gün geçen günden daha zor olacak
Kaynak verimliliği ve otomasyon krizden çıkışa yegane çare!
….
Mehmet Erdaş Berlin, 20.05.2009
Gönderen: İsmail Özenç, 05.05.2009
Merhaba Mehmet Bey,
Oncelikle biz genclere yol gosterici olmaniz ve ornek alinacak kisi olmaniz beni cok mutlu ediyor. Uzun zamandan beri dusuncelerinizi ve Turk Gencleri icin ne kadar cok dogru yola sevk etmeye calistiginizi gormek takdiri- sahan bir davranis. Size ne kadar tesekkur etsem azdir.
Yilmadan usanmadan bu noktalara erisebilmek icin calismaniz beni calisma konusunda daha da istekli kiliyor. Son kitabinizinda yasadiginiz zorluklari yakindan takip eden birisi olarak bu durumda kaybeden tarafin siz degil ilgileniyor'mus' gibi gorunen firmalarin olacagini cok iyi biliyorum.
Ben 23 yasinda 1 ay sonra Yildiz Teknik Universitesinden mezun olacak genc bir Endustri Muhendisiyim. Cogu ogrencinin hala daha SAP nedir dedigi donemde kendi cabam ile daha onceki yapmis oldugum staj- part time calismalarimda ve projelerimde SAP konusunda bilgi sahibi oldum. Bu dogrultuda ilerlemek , ileride sizin gibi uluslararasi danisman olmak ve ulkeme + deger katabilmek icin Bridgeport Universitesinde Technology Management alaninda master yapacagim. Allah a sukurler olsun ki ayni zamanda okuldan Graduate asistantship lik elde ettim ve okul ucretimin buyuk bir miktarini odemeyecegim.
Cok iyi tahmin edebiliyorum ki bu asamalardan gecmis birisi olarak sizde ne kadar zor ve yorucu bir donem oldugunu tahmin edebilirsiniz. Ozellikle burs bulamama stresi ve hayallerinize ulasamama endisesi insanin icini kemiren bir duygu. Insallah ihtiyacim olan geri kalan miktari bulup ulkeme ve benden sonraki nesile faydali bir kul olurum.
Bu mail i size hem bize ornek bir yol gosterici oldugunuz icin hemde Turk Gencligi'nin de sizin arkanizdan geldigini ben ve benim gibi dusunen arkadaslarim adina yazmak istedim.
Saglicakla kaliniz.
Ismail Ozenc
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Esra Hanım,
Yazdıklarınız bana ilaç gibi geldi daha çok azim sabır tevekkül ve motivasyon sağladı.
Size nasıl teşekkür edebilirim? Allah sizden gani gani razı olsun!
Henüz Ankara dan geldim, trenden yeni indim ve Kadıköy deki ofisime geldim; çok yorgunum ancak daha yapacak çok iş var!
Kültür Bakanlığı ISBN şubesinde alım komisyonuna müracaat edecektim ki birden odaya Bakan Ertuğrul Günay girdi ve Kütüphaneler Genel Müdürü Dr. Aytekin Yılmaz a kitabımla ilgilenmesini söyledi.
Tam da o sırada Global SAP den Herr Jung aradı, başladım Almanca ona ilk elden içinde bulunduğum durumu anlatmaya!
Türkiye Kalkınma Bankası Teknoloji İzleme Bölümü Eğitim bölümü Ankara da seminer vermemi istedi.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu nun babasını yakinen tanırım aynı köydeniz, ondan rica edecektim ancak Bakanlar Kuruluna gitmiş görüşemedim; kitabımı koruması Fikret Bostancı eliyle Özel Kalem Müdürü Pınar Cengiz hanıma gönderdim.
41 yıllık Kabataşlı Lise arkadaşlarımla akşam yemeğinde buluştuk ve trene binip İstanbul a geldim:
Bir de ne göreyim SAP Türkiye 50 kitap istemişti 15 gün önce; ama hala parasını ödememiş, ama kitapları ödeme yapmadan teslim almak istiyor, karşılıklılık ilkesini ihlal ediyor! Büyük Balık küçük balığı her zaman yutamaz; küçük balık bazen çevik bir manevra ile kaçabilir ve zamanla büyür çevikliğiyle büyük balığı alteder yener!
Global SAP den aranınca Türk SAP piyasası hakkındaki gözlemlerimi, eğitim kalitesini tekelini ve kendi bindikleri dalı kestiklerini yetkililerine açıkca ilk elden anlattım! Kendi keyfleri bilir!
Neden SAP grubu üstüne ölü toprağı serpilmişcesine durgunlaştı sessizleşti tepkisizleşti diye merak ediyordum ki Esra Kalıcı dan ilaç gibi bomba gibi bir ileti geldi; tüm yorgunluğumu unuttum yeniden doğdum!
Benim yegane hedefim Türk gençliğinin işsizliğe karşı çağdaş yönetim bilgi beceri hünerleriyle donanmış olmasıdır, yeni gelişen bilişim ve malzeme teknolojilerini özellikle de Enerji Telekom Yönetim Bilişim ve Finans teknolojilerini öğrenmesidir, bilgi aktarmaktır bilgiyi paylaşarak çoğaltmaktır!
Mardin de 44 Ölü; bu ülkede can mal güvenliği de yok! Kelle koltukta yaşıyorum! Her an her şey olabilir; başıma bir olay geldi 155 i aradım polis gelmedi bile inanın iki kez 155 i aradım. Ne gam!
YENİ KİTABIMI EYLÜL AYINA YETİŞTİRMEYE ÇALIŞACAĞIM!
1980 yılında Braunschweig Teknik Üniversitesinde daha doktora çalışmalarım sırasında öngördüğüm küresel ve yapısal finans krizi ve sadece arz tarafını kapsayan kapitalist faiz sistemi yerine, talep tarafını, adaletli bölüşüm işlevini de da kapsayan yeni kompleks faiz kavramını; neden sonuç ilişkilerini ve krizden daha kolay çıkış çarelerini gençlere, müteşebbislere ve profesyonel yöneticilere aktarmaya çalışacağım!
SAP İŞ ZEKASI KİTABIM HAKKINDA:
Birinci hamur 80 gr. Kaliteli kağıda basılmış kolay okunsun diye dizgisi çok zor resimleri filmi düzeltmeleri….açıkçası tek başıma anam ağladı!
Hala büyük bir ciddiyetsizlik içindeler esas bu kitaptan fayda elde edecek olanlar: SAP Türkiye, BİMSA, ELSYS, MEDYASOFT… ve diğerleri! Bu kadar cimri ve pinti olmanın anlamı nedir?
5 yıldızlı otellerde düzenlediklari sadece reklam amaçlı event (?) lere boşu boşuna milyarlar harcıyorlar! Bu kaynak israfı değil de nedir?
TÜRK BASIN MENSUPLARINA!
Dünya piyasalarında çalışarak tecrübe kazanmış doğruyu yanlıştan ayırabilen bir Türk vatandaşı ilim adamı olarak olarak bilgiye duyarsızlığınızı, gençlerin işsizlik sorununa duyarsızlığınızı, sadece şarlatanları TV lara gazetelere çıkarıp içi boş oyalayıcı, ülkenin gerçek gündemi ile alakası olmayan konularla milleti oyalamanızı, sığlığınızı ülkemin gerçek gündemine duyarsızlığınızı bilgisizliğinizi açıkca protesto ediyorum! İyi ki internet ortamı var da eski etkinliğiniz kalmadı! TV seyredemez, gazete okuyamaz oldum!
UYAN TÜRKİYE UYAN! UYAN TÜRK GENÇLİĞİ UYAN!
BİLMEK BİLMEK YİNE DE BİLMEK! SEN NE İSTEDİĞİNİ BİLMEZSEN, SADECE ONLARIN İSTEDİĞİNİ SATIN ALIP ONLARIN ESİRİ KÖLESİ TÜKETİCİSİ AÇIK PAZARI OLURSUN! ONLAR MI KİM Mİ? TEKELCİ PİYASALAR VE ONLARIN BASINI RADYOSU TV ….SENİ İDARE EDENLER ÜLKENİ YOK PAHASINA PAZARLAYANLAR, EFENDİLERİNE ÜLKENİ PEŞKEŞ ÇEKENLER!
Yaşamım boyunca şaşmaz imanımla her türlü zorluğu yenmiş bir hür generalim!
İsteyene bilgi sunuyorum bedava emek size!
Kitabımı kağıdı ve basım maliyeti karşılığı, dagıtımını satışını yapma yetkisini dünden itibaren Ankara da SEÇKİN Yayınevine devretmiş bulunmaktayım!
ESRA HANIM SAMİMİ DUYARLILIĞINIZA TEKRAR ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM!
BENİ HEM MAHCUP ETTİNİZ HEM DE ÇOK SEVİNDİRDİNİZ! HAKKIN SESİ OLDUNUZ!
Adresinize kitabımı hatıra olarak göndermek istiyorum; lütfen adresinizi doğrudan mail adresime iletiniz!
Sağlıcakla kalın!
Biraz dinleneyim!
Mıt freundlichen Grüssen
Prof. Dr. Mehmet Erdas
SAP ERP BW BI SOA BOBJ Senior Berater
Hollaenderstrasse 41
13407 Berlin
From: sap_ankara@yahoogroups.com [mailto:sap_ankara@yahoogroups.com] On Behalf Of Esra Kalici
Sent: Monday, May 04, 2009 1:46 AM
To: sap_ankara@yahoogroups.com
Subject: Re: [SAP R/3] KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI; İŞSİZLİK SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ, FİNANS KRİZİ VE TOPLUM KRİZİ DEĞER PARA VE HİLE ODAKLI İNSAN OLMAK!
|
Sevgili Mehmet Hocamiz, kıymetli büyüğümüz, vukuflu yol gösterenimiz.....
Bizden bahsediyorsun, biz ne bilgiyi ne de emeğin karsiliğini biliriz,
samimiyetsiziz, güvensiziz, duyarsiziz biz kendimizi dahi bilmeyiz.
Siz bize beni bilin diyorsunuz!
SAP kitabimi yazdiniz hem de Türkçe...
Turkiyede ilk siz yaptiniz bunu.. Nerde SAP Turkiye Nerde Bimsa nerde Koc nerde digerleri....Sap eğitimine milyarlar verenlere ne oldu, kitap yok diyenlere?
Kitap okumaktan almaktan acizlere, 50 tl cok görenlere? Kimse yok mu nerdesiniz?
Binlerce kez grupta bilgi paylasimi diye feryat edenlere ne oldu?
Siyaset konusmasin Mehmet hoca bize bedava bilgi versin, alin size yillarin emeğini 50 tl veriyor , var mi baska bilgisini bu paraya verebilecek?
Millet 1 günde 1000 € kazanıyor tanesi 50 tl kitap satmis cok mu? Maliyeti, emegini siz dusunun.....
Eğer ki emeğe de sayginiz yoksa korsani cikar merak etmeyin belki 15-20 tl alirsiniz ,
iyi bilin ki bilgiye deger vermeyen, gercekleri gormekten aciz, kıskanc, bencil topluluk, insanlar ve ulke hep somurulmeye, yok olmaya, acliga devam eder....
Mehmet bey keske sesimizi dusuncelerimizi aktarabilsek keske bilginin kıymetini bilsek diyeceğim ama bilemeyiz , anlamayiz.
Son söz,
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az...
İlm sâhiblerine Cennetde yüksek dereceler verilecekdir. (Mücâdele: 11)
Allahü teâlâdan ancak ilm sâhibleri korkar. (Fâtır: 27)
Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur. (Necm suresi: 39)
Hayır dualarımım sizinle ..
Esra
From: Prof. Dr. Mehmet Erdaş < fatih91us@yahoo.de>
Subject: [SAP R/3] KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI; İŞSİZLİK SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ, FİNANS KRİZİ VE TOPLUM KRİZİ DEĞER PARA VE HİLE ODAKLI İNSAN OLMAK!
To: Turkuaz.Hareket.mail@gmail.com, AmerikadakiAyYildiz@yahoogroups.com, sap_ankara@yahoogroups.com
Cc: bimer@basbakanlik.gov.tr, gnkur@tsk.mil.tr, "'FAZLI KÖKSAL'" < koksal.fazli@gmail.com>, mbarlas@sabah.com.tr, "'Hincal ULUC'" < hincal.uluc@sabah.com.tr>, t.cetinkaya@zaman.com.tr
Date: Thursday, April 30, 2009, 9:49 AM
Değerli Arkadaşlar,
Şu anda atv de 8-12 yaşlarında Bir şarkısın sen programında (Erol Evgin ve bir hanım sunucu, jürisi de var)bluğ çağına henüz girmemiş subyanlara, erkek ve kız çocuklarına şarkı söylettirip sahnede kıvırtıp eğleniyor millet Türki ye de
Bilmiyorlar ki bunun sonu paedophilie dir enzest ilişkilerdir; çocuk hakları diye bir kavram var gelişmiş ülkelerde ve 18 yaşına gelmeden çocuğun toplum önüne çıkması anne babasının iznine tabidir, kanunen yasaktır! Kimse tepki vermiyor ne RTÜK ne toplum ne medya? Hüseyin Üzmez ler çok çok artacak yakında bu duyarsız geleceği göremeyen fırsatçıların körler ülkesin de!
Herkes sadece kendi derdine düşmüş toplumsal ilişkiler sadece paraya odaklanmış! Değerler yok olmuş! Ne Atatürkçüyüm diyenler ne de dindarım diyenler de samimiyetten eser yok! Al birini vur ötekine!
Üzgünüm çok üzülüyorum çünkü bizi yetiştiren mümtaz hocalarımıza ve gelecek nesillere layık olmadık! Ülkemizin geleceğine, gerekirse ölümü dahi göze alarak ülkemize sahip çıkamadık!
Biz zaten gurbete mahkum olduk kimse ses çıkarmadı; vatan gazete olmuş nitekim! Kitabımın arka kapağındaki özgeçmişimi web den okuyun yeter; acılarla ama hem gavura hem de sözde Türk ve Müslümanlara karşı yıkılmama insanca var olma mücadelesidir; o hikaye her şeyiyle gerçektir!
SÖZÜN ÖZÜ: Kitabımı yayınladım da Atilla İncecik ten başka destek olanınızı duyurusuna tanıtımına katkıda bulunmak isteyeninizi görmedim! Hiç tanımadığım insanlar Amerika Almanya Fransa dan yazıp tebrik ediyorlar, ama 41 yıllık arkadaşlarım susuyorlar duymazdan bilmezden görmezden geliyorlar. Demek ki sizlerin güvenini takdirini sevgisini kazanamamışız, layık olamamışız!
Hülasa bundan sonra Mehmet ERDAŞ komada olan bir hasta durumunda sadece dualarınızı uzaktan iyi dileklerinizi bekler hepinize saadet ve mutluluklar diler!
Hiç olmazsa yakınlarınıza dağıtmak üzere üç beş kitap alacak tanıtacak web de bloglar da tanıtacak imkanınız da mı yok?
SON SÖZ: Ben sanal ortam da bir yazı yazdığım da sadece Allah ıma onun ilahi adaletine sığınıp güveniyorum, çünkü onun kimlerin eline geçeceğini bilip kontrol etmem mümkün değildir!
Sevgiyle Kalınız!
Kurumsal Kaynak Planlaması ve İş Zekası-SAP ERP BW BI SOA BOBJ kitabım yayınlanmıştır.
Kitap siparişleri için Duyuru Metni:
Prof. Dr. Mehmet Erdaş, İş Bankası Kadıköy Rıhtım Şubesi Şube No: 1025 Hesap No: 3683821 hesabına 50 TL/Adet yatırılması gerekmektedir. Bilahare ödeme belgesinin mail yoluyla bildirilmesi/ eklenmesi ile Kitabımı Kadıköy Merkez de Serasker Caddesi Eyüboğlu Apt. 37/6 Kat: 3 Finansbank ATM si üstündeki ofisimden temin etmek mümkündür. Ofis Tel.: 0216-3308718 begin_of_the_skype_highlighting 0216-3308718 end_of_the_skype_highlighting begin_of_the_skype_highlighting 0216-3308718 end_of_the_skype_highlighting Cep: 05374154413
DÜNYA EKONOMİSİ HAYAL GÜCÜMÜZÜ ZORLAYACAK ŞEKİLDE RAYDAN ÇIKTI YENİDÜNYA EKONOMİK DÜZENİ YENİ KURALLAR VE YENİ PARA BİRİMİ/PARA SİSTEMİ YENİ GÜÇ DENGELERİNE GEBE! YENİ REKABET DENGELERİ MAL VE PARA AKIMLARI YENİ PARA BİRİMİ YENİ DEĞERLER YENİ TANIMLAR YENİ ADİL (faire) PAYLAŞIM KURALLARI GEREKECEK!
24 Mart 2009 Alman Cumhurbaşkanı Horst Köhler in konuşması:
Eğitim Sağlık Altyapı Yenileme yatırımları, Hurda Primi Teşviklerin rekabeti bozucu etkileri? Centralization and Decentralization Deregulation of Financial Markets(Monster! )
Afrikaya baştan başa Demiryolu yatırımları yapmak yerine New York ta Yatırım Bankacılığına (Lehman Brothers 15.09.2008) yönelmek daha riskliydi ve hataydı!
Küresel finans krizi 21.Yüzyılı şekillendirecek! ABD USULÜ VAHŞİ KAPİTALİZM DEN AVUPA USULÜ SOSYAL PİYASA EKONOMİSİNE GEÇİŞ! SOSYAL GÜVENCE VE SAĞLIK REFORMLARI! EĞİTİMDE VE SAĞLIK DA ŞANS VE FIRSAT EŞİTLİĞİ!
HÜR AKILLI İNANDIRICI GÜVENİLİR OLMAK!
YENİ DEĞER ODAKLI ÖLÇEKLER EKONOMİSİ VE SOSYAL PİYASA EKONOMİSİ! SINIRSIZ HÜRRİYET TAHRİBAT GETİRDİ; PİYASA AHLAKI VE KURALLARI ADİL SOSYAL DENGELİ ÜRETİM VE PAYLAŞIM OLMALI! AŞIRI TÜKETİM YERİNE KANAATKAR TÜKETİM! (Hayrettin Karaca Örneği) Japonya Pirinç ekmesin Afrika dan alsın açlık biter!
Başkalarının sırtından geçinme devri bitti!
Küresel finans krizi tüm dünya ekonomisini belirsizliklerle karşı karşıya bırakarak yeni dengelerin oluşmasına, yeni sosyal piyasa ekonomisi, yeni rekabet profil ve kavramlarının oluşmasına da katkıda bulunmaktadır. Her sistemin belli bir ömrü değişim periyodu ve sonu vardır. Yeni dünya ekonomik düzeninde daha çok değer odaklı üretim ve tüketim kalıpları, kurumsal ve küresel kaynak planlaması (enerji, su, temiz hava....) iş zekası iş istihbaratına ihtiyaç duyulacaktır. Web tabanında yeni hizmetler üretilecek, çok daha fazla tüketiciye çok daha farklı sanal satış kanallarından ulaşılabilecektir. İş kavramı hem kapsam hem de içerik bakımından değişecek, geniş bantlı sanal haberleşme teknolojileri sayesinde ulaşım ve mobilite talebi azalacak, daha çok evden çalışma sistemine geçilecek, böylece hem yaşam kalitesi artacak hem de enerji tüketim talebi azalacaktır. Gelecekte, ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin ölçülmesin de tarım sektörünün ekonomide ki payının %5 lere, hizmetler ve üretim, yazılım uygulamaları üretim sektörlerinin %95 lere çıkması, üretilen ve tüketilen ürünlerin enerji muhtevalarının çok azaltılması, yumuşak güç ve yumuşak (soft) ürünler gibi yeni değer ve yeni ölçekler kıstaslar kaynak verimliliği ve veri kalitesi optimizasyonları esas alınacaktır.
Askeri gücün yerini de yumuşak güç olarak tanımlanan nüfüz ve etkileme ikna ile gönüllü yönlendirme kabiliyeti alacaktır.(Bakı nız Joseph Nyle, 2005 Harvard University)
‘ Kriz sanıldığından çok daha uzun sürecek’ Paul Krugman 2008 Ekonomi Nobeli sahibi
New York Times Yazarı, Princeton University The new world economic crisis, Campus Verlag, 24,90€
15 Eylül 2008 Yatırım Bankası Lehman Brothers’ ın çöküşü! System relevant or not? OPEL Europe/GM US?
***Finans Krizi en az dört yıl sürecek ve daha çok para ve değer kaybı olacak!
İşsizlik çok artacak! Her üç kişiden biri işsiz kalacak!
Küreselleşme, Swap Para Transferleri, Derivatives/ Debt Servicing/Schuldver schreibungen Yılda 20 Milyon Dolar kazanan Bankacı ve Firma Yöneticileri sorgulanıyor! Finans sektöründe yılda 400 Milyar dolar kayıp(rüşvet, hırsızlık, israf, organisierte Wirtschaftskriminal itaet!
London City Boy!
Politika çaresiz! Finans dünyasında Bankalar üzerinde siyasetin hiçbir hükmü yok!
KÜRESEL MALİ VE EKONOMİK SİSTEMDE KURULACAK YENİ KONTROL MEKANİZMALARI İLE KONTROL ALTINDA TUTULABİLİR TAŞINABİLİR RİSK VE ENFLASYON ORANLARI NA ULAŞMAK HEDEF! YENİ DÜNYA PARA BİRİMİ- SDR?
Hükümetlerin kurtarma paketleri krizin dibini görmemizi erteleyecek ama önleyemeyecek! 2011 de Kriz en şiddetli hissedilecek!
Bankaların adı var kendileri yok; bankalar kredi veremiyor mevduat toplayamıyorlar! Küresel Kredi Balonu Emlak Piyasasında Mortgage ile patladı ve Domino etkisiyle reel ekonomiye yayıldı; Evlerin değeri önce borçlardan daha hızlı arttı sonra çöktü!
Reel Ekonomi (Üretim Ekonomisi) ve Finans Ekonomisi birbirinden tamamen koptu! Amerika ve Almanya adeta bir üçüncü dünya ülkesi oldu; piyasaları ucuz ve kalitesiz Çin malları istila etti!
Kısa ve uzun vadeli para ve sermaye piyasaları hem Avrupa da hem de Amerika da çöktü HRE ? VERSTAATLİCHUNG /ENTEIGNUNGSGESETZ!
Zenginler için Sosyalizm, fakirler için Kapitalizm! Sürekli büyüyen ekonomiler yerine daralan küçülen ekonomiler var! Fiyat düşmeleri ve atıl kapasite talep yetersizliği sorunu: Sürekli büyümeye dayanan ekonomik anlayış sona erdi!
Belli bir miktar enflasyonla tüketim kamçılanabilir, ama durgunluk var tüm dünyada! Silahlanma ve Kamu Yatırımları Yıldız Savaşları Projeleri…..talep yetersizliğini önlemeye yönelikti!
BU BİR SİSTEM KRİZİ!
ATIL KAPASİTE VE YETERSİZ TALEP FİYAT VE PİYASA MEKANİZMASI İŞLEMEMEKTE!
1990 larda Japonya Milli Geliri kadar borçlanmıştı!
Doğu Avrupa, Macaristan, Polonya, Baltık Ülkeleri,Ukrayna Endonezya Türkiye yetersiz sermaye birikimi nedeniyle en riskli ülkeler!
Gölge Banka Kurumları(Hedge Fonds, Derivatives, Debt papers…)sürekli çarpan etkisiyle piyasada para miktarını çoğalttılar!
AVRUPA VE AMERİKA TASARRUF SAHİPLERİNİ ENFLASYON KORKUSU SARDI!
Zenginleştiğine inanırken fakirleşip 8 yıl önceki gelir/birikim seviyesine düşmek!
Piyasada dönen mal/para oranları 1929 da 1;34 iken 1;180 2001 1;400 2008
İstihdam başına yatırım Tutarı Tekstil de Türkiye de /Dünyada 20000USD/100000 Euro.
IBRD IMF IFC Kredileri, FMS Kredileri şartları nedir? Daha kredilendirme aşamasında geri teknolojileri satın almaya mahkum ediliyoruz!
Ebedi saadet mutluluk başarı sıhhat dileklerimle,
MEHMET ERDAŞ
Mıt freundlichen Grüssen
Prof. Dr. Mehmet Erdas
SAP ERP BW BI SOA BOBJ Senior Berater
Hollaenderstrasse 41
13407 Berlin
|
SAP Modeling Handbook - Modeling Standards
Introduction
This Modeling Handbook is meant as general guideline for everybody;who does work on either:
Process Modeling or Service Modeling
The guidelines, rules and model structures are based on experiences gained within SAP Field Service and Support and where developed by consultants. The Handbook provides a comprehensive definition part and is strictly focused to deliver process modeling guidelines that are clear and practical oriented. The Tool used for modeling guidelines and the example is ARIS. However the definitions, shapes and stencils provided can be transferred to other tools easily and an example is given for Visio. The Handbook is not tied to a special methodology (implementation or other) although the structure applies to the rules of ASAP Core Methodology. The focus of the modeling guidelines provided is clearly the Build phase and specially addresses the structure of how to build a Business Blueprint within an implementation project. For each process modeling step an example is provided to enable and accelerate the transfer from the theoretical part into practical use.
İNSANLIĞIN BEKASINI SAĞLAYAN YENİ KEŞİFLER; 2010 NOBEL FİZİK VE KİMYA ÖDÜLLERİ
06.10.2010
Yeni keşfedilen iki boyutlu atomik Graphene kristal yapısı
24.000 atomdan itibaren kararlılık kazanmaktadır.
Kuran- ı Kerim de Bakara, Yunus ve Hadid surelerinde, kâşiflerin insanlığın bekasını sağlayan yeni keşiflerinin tesadüf olmadığı ve öncelikle Allah’ ın izni ve onun dilemesi sayesinde, gece gündüz çalışan, yorulmadan ve bıkmadan sorgulayıp araştıranlardan, ancak hak edenlerin bu yüce mertebeye ulaşabilecekleri belirtilmektedir. Keşifler kesinlikle tesadüf ürünü değildir. Quantum fiziğinin kurucusu sayılan Max Planck, quantum katsayısını nasıl keşfettiği kendisine sorulunca, bir den bire aklıma geliverdi demiştir. Mizah ve oyun dürtüsü güçlü olanların, kâşif olma olasılığının da nisbeten daha yüksek olduğu söylenir.
İnsanlık, 21. yüzyıl da teknoloji tarihinin en hızlı, periyodu en kısa olan değişim ve dönüşüm dönemini yaşamaktadır. Daha önce yirmi otuz yılda gerçekleşen sosyo-teknik değişim ve dönüşüm, günümüzde üç beş yılda, başdöndürücü bir hızla gerçekleşmektedir. Değişim ve dönüşümün hızı ve önemi, petrol ve su kaynaklarının sınırlılığı başta olmak üzere, kıt olan tabii kaynakların etkin kullanılma zorunluluğu ile orantılı olarak artmaktadır. Temel bilimler araştırmalarına trilyonlarca dolar ayıran gelişmiş ülkeler, yeni malzeme teknolojileri ve yeni enerji kaynaklarının bulunamaması halinde, faize dayanan tekelleşme ve ekonomik büyümeye odaklanmış kapitalist sistemin yakında yaygın bir kıyamet savaşıyla sonuçlanacağını, dünyanın artık insanlığa dar geldiğini çok iyi bilmektedirler.
2010 Nobel Fizik ödülüne Andre Geim ile Konstantin Novoselov; 2010 Nobel Kimya ödülüne ise Richard F. Heck, Ei-ichi Negishi and Akira Suzuki layık görüldüler.
2010 Nobel Fizik ve Kimya ödüllerini hak eden bilim adamlarının, bir elektronik mühendisi ve işletmeci olarak açıklamaya çalışacağımız keşifleri, insanlığa yeni bir çağ açacak, günlük hayatımızı her bakımdan değiştirecek kadar önemlidir. Patlayıcı ve tüm ateşli silahların temel ham maddesi olan barutun mucidi ve silah taciri Alfred Nobel, insanlığın yeryüzünde barışa ancak kendi ürettiği silahların korkunç etkilerinden korktuğu ve bu yüzden de onları kullanamaz hale geldiği ileri devirlerde ulaşabileceğine inandığını söyleyerek, Nobel Ödüllerini veren vakfı kurmuştu.
İyi ile kötünün zamana koşutlu olan göreceliliği, zamanın sonsuz akışı içinde, iyinin kötüye, kötünün de iyiye dönüşebilmesi, ruh ile maddenin temel kanunlarının aynı olduğuna, bilim ve dinin sonunda aynı tek gerçeğe, aynı hakikat hedefine ulaşacaklarının en büyük delili değil midir?
Ruh ile maddenin aynı tek gerçekliğe dayandırılmaması, müspet bilimler ile sosyal bilimler arasındaki en büyük çelişki değil midir?
Karl Popper’ in açıkca ortaya koyduğu, bilimsel yöntemlerle üretilen ve bir gün yanlışlanamadığı sürece geçerliliğini koruyabilecek olan temel bilimlerin ürettiği tüm bilgiler kesin ve mutlak, nihai bilgi değildir. Bugüne kadar nanoteknoloji deneyleri yapan birçok fizikçi ve kimyacı, bir atom kalınlığındaki iki boyutlu ve şeffaf karbon kristallerini elde edememişlerdi. Bildiğimiz kurşun kalem tozlarını şeffaf bir yapışkan seloteyp bant üzerine ufalayan Geim ile Novoselov, bu yapışkan bandı daha sonra sürekli ikiye katlayarak ilk defa iki boyutlu, çok dayanıklı ve şeffaf, saç kılından daha ince milimetrik atomik kalınlıkla ‘ Graphen’ denilen bildiğimiz karbon atomlarından mucizevi bir kristal yapı elde ettiler.
2010 Nobel Kimya ödülünü alan Heck, Negishi, Suzuki üçlüsü de organik sentezlerde palladium elementini katalizatör olarak kullanarak, özellikle tıpta ve ilaç sanayinde, elektronikte kullanılan yeni organik moleküller elde etmeyi başardılar. İnnovasyon denilen ve önümüzdeki üç beş yılda elektronikten tutun da uzay araştırmalarına kadar sayısız yeni ürünlerin geliştirme ve iyileştirmelerine yol açacak olan bu iki önemli Fizik ve Kimya temel bilim keşifleri insanlığa yepyeni bir hayat standardı ve refah ortamı sunacak, insanlık artık uzaya yerleşebilecektir. Minyatürizasyon hızı artarak, bildiğimiz tüm sanayi ürünlerinin boyutları küçültülerek ağırlıkları azaltılabilecektir. Kimyasal plastik yerini alacak bildiğimiz ağaçtan üretilen, Odun hammaddesinden üretilen tabii plastiğin çok yaygınlaşacağından daha önceki yazımızda bahsetmiştik. Karbon atomundan elde edilen ve ‘graphene’ denilen bu yeni malzeme ise bakırdan en az 100 kez daha hızlı elektrik iletimi, optik fiziksel ve kimyasal özellikleri, milimetrik inceliğine rağmen bir insanı dahi ytaşıyabilen dayanıklılık özellikleriyle tüm sanayi sektörlerinde yepyeni bir çağ açacaktır.
Teraherz mertebesinde frekanslarda çalışan analog transistörler ve tamamen şeffaf TV ekranları, chip üretiminde temel hammadde olarak kullanılan Silisyum yerine iki boyutlu mucizevî şeffaf, içindeki Karbon atomlarının sayısı artırılıp azaltılarak, akım ve gerilim direnci çok daha kolay ayarlanabilen, elektronik tünel oluşturabilen yüzeylere ayrılabilen Karbon substrate’ lerin den elde edilecek milimetrik iki boyutlu Graphene filmlerinin şimdiden Samsung ve Intel firmalarıyla, Pentagon adına çalışan DARPA-MURI programının projelerinde kullanıldığı bilinmektedir.
Özellikle Karbon, Hidrojen ve Fluor birlikte kullanıldığında yepyeni teflon filmleri ile ısı ve ışık iletkenliği ve yalıtımı kolaylaştıran yeni sanayi hammaddelerinin çok daha ucuza ve daha üstün istenen özellikte fiziksel ve kimyasal ürünlerin önümüzdeki üç beş yıl içinde geliştirilmesi ve piyasaya sunulması beklenmektedir. Graphene üretimi ile dünyada nanoteknolojik bir sanayi devrimi gerçekleştirilecektir. Graphene den üretilecek nanoteknoloji ürünleri, 10 nanometre ( 1 nm= milyarda bir metre) den başlayan inceliklerde ve çok hafif, çok hızlı, elektrostatic ve ışık geçirgenlik özelliklerine sahip bileşenlerden veya transparan ışık kontrol hassasiyetine sahip opto-elektronik çok hızlı, çok küçük, çok hafif, daha yüksek hafıza kapasitesi ve kontrol kapasitesine sahip, çok daha sonsuz bilgi depolayabilen chiplerden oluşacaktır. Özellikle Bakır, Azot, Silisyum ile birlikte kullanıldığında çok daha yeni malzemeler keşfedilebilecektir. Kimyasal periyodikler cetvelindeki temel elementlerin sayısı, bilinen 111-116 adetten 200 adet miktarına ulaşabilecektir.
Daha detaya inmeden ve mühendislik fizik kimya bilgisi gerektirmeden aşağıda resmini de eklediğimiz kristal yapı hayatımızı yeni innovasyon ürünleri ile baştan aşağı değiştirecektir. Karbon atomunun tabiatta silisyumdan çok daha kolay elde edilebilmesi ve 24.000 atomdan sonra iki boyutlu olarak tek atom kalınlığında Karbon Küp Wafer’lardan kolayca elde edilebilmesi, bu önemli süpr iletken yeni malzeme teknolojisinin sanayi ürünlerinde yaygın ve etkin kullanımını kısa süre de hızlandıracaktır.
2010 Nobel ödülüne layık görülen üç Kimyacının da Palladium katalizatörlüğünde, yeni organik sentezlerini de yine karbon hidrojen ve fluor atomlarını kullanarak gerçekleştirmeleri, özellikle tıpta ve elektroteknik ürünlerinde hızla yeni innovasyon sağlayabilecektir. Bir atom kalınlığında, nanometrik yeni ürünler tıp ve elektronik başta olmak üzere, her sektör de üretilebilecektir. En ince, elmas sertliğinde ama esnek ve ısı iletkenlik kapasitesi kaydedilebilen, direnci akım ve gerilimle istendiği gibi değiştirilebilen iki boyutlu atomik şeffaf ‘graphene’ karbon filmi yeni malzemelerin ve periodik cetvel de yeni elementlerin keşfine yol açabilecektir. Elektronikte yarı iletken fiziğinin ve Silisyum, Radium, Arsenik, Galyum un VLSI chipler de, laser üretiminde, kontrol ve microwave haberleşme devrelerinde ne kadar önemli olduğunu bilenler, bunların yerini alabilecek iki boyutlu atomik ‘Graphene’in keşfi ile elektronik ve mekanik kontrol devrelerinde, karbon atomlarının miktarı artırılarak otomatik akım ve gerilim, direnç kontrolü yapılabilecek, sıcaklıkla oynanarak malzeme direncinin ve atomların salınımının, hızlarının ayarlanabileceği, Dirac ve Schrödinger eşitliklerince belirlenen kristal lattice yapısının (24.000 üzerindeki atom sayısına ulaşıldıktan sonra yeni hafif ve dayanıklı kompozit malzemelerin üretilebilmesi için) istendiği gibi değiştirilebileceği de göz önüne alınırsa, yeni düz ‘Graphene’ karbon filminden yeni ‘tunneling’ haberleşme teknolojileri, yeni silah sistemleri, yeni yüksek sıcaklığa dayanan hafif sert ve esnek uzay teknolojisi malzemeleri, yeni kaliteli ve daha uzun süre dayanıklı ilaçlar üretilebilecektir. Kalite, fiyat ve performans anlayışı ile sağlık, eğitim, enerji ve haberleşme başta olmak üzere, tüm ekonomik sektörlerde, rekabet kabiliyetini belirleyen uluslar arası ürün standartları da değişebilecektir.
|
|
|
|