TWEET 

 ÖNEMLİ HABERLER LİNKLER 

 TÜRKİYE GÜNDEMİ 

 ALMANYA GÜNDEMİ 

 ISTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 

 MÜŞTERİ SORULARI YORUMLARI 

 SAVUNMA SANAYİİ STRATEJİSİ 

 FİNANS KRİZİ KOMPLEKS DENGELER 

 ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ  

 TOP ERP BI PROJELERI 

 İŞSİZLİK ÇEVRE KİRL. İKLİM  

  BI AWB MENÜLERİ 

 TEKNOLOJİ İZLE RİSK DEĞERL. 

 DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 

 
New Page 1
Ana Sayfa  >  İŞSİZLİK İŞ VE HUKUK GÜVENCESİ  >
     













 
 
İŞSİZLİK İŞ VE HUKUK GÜVENCESİ

 

Delil ve Delil Toplama
Ispat hakki
Emsal
Adalet ve dakiklik                                                                                                             
Tarafsizlik(Objectivity) ve kanun önünde esitlik
Kavram keskinligi
Formalizm: Kanun, Tüzük ,Yönetmelik,
Tarafsizlik ve Formal Hukuk (Hukuk Muhakemeleri Usulü)
Hukuk da Sekil ve Öz
Ceza Hukuku
Ticaret Hukuku
Anayasa Hukuku
Idare Hukuku
Esya Hukuku (Sachenrecht)
Kamu ve Özel Hukuk
Medeni Kanun(Zivilrecht) Militärrecht
 
Ihtilaller ve Hukuk
 
Hukuk Egitimi ve Normlar
Basbakanlik Kanunlar ve Kararlar Dairesi
Teknoloji ve Hukuk: Görüntülü telefonlar özell hayatin korunmasi ve Karlsruhe mahkemesinin karari
Organizasyon ve Hukuk
Ekonomi ve Hukuk: Yargi Personelinin Gelir-Harcama düzeyi; Kira, Lojman; Sosyal Konum;….
 
 
 
 
 
 
MATEMATIK MÜZIK VE HUKUK
YASAMA YÜRÜTME YARGI
YARGI VE SISTEM CATISMASI
 
YARGI REFORMU
 
YARGI VE ADALET IDEALI; DEGER ODAKLI TOPLUM
 
ZAMANASIMI SORUNU
 
YARGI BÜROKRASISI
HAKIM SAVCI AVUKAT KALEM
SAVUNMA HAKKI
 
UYAP
 
MAHKEME KARARLARININ UYGULANAMAMASI
 
UYAP YAZILIM ALTYAPISI NIN GÜVENLIK KRITERLERI YOK; SANAL HUKUK VE EVRAK ORIJINALLIGI
IMZA TRUST MERKEZI(Digital certificate)
ECHTHEIT
Teknolojik Altyapi
 
Tebligat sorunu
Delil ve Ispat yükümlülügü
Adalet mülkün temelidir
Geciken adalet en büyük adaletsizliktir
 
Yargi da kaliteli lisan bilen dünyayi izleyen kaliteli personel sorunu
 
TÜRKIYE NIN AB ÜYELIGININ ÖNÜNDEKI EN BÜYÜK ENGEL LER
Siyasette din istismari; laiklik ve dindarlik, bölünme ve cephelesme
Tarim in ekonomideki payi yüksek; issizlik sorunu
Askeri n siyasete ve ekonomiye müdahalesi
Hukuk güvencesi olmamasi , Siyasetin Yargiya Müdahalesi ve Yargi bürokrasisi
Devletin Vatandasina vatandasin devletine güvenmemesi
Insan haklari , iskence ve kürt sorunu; derin devlet
 
 
yargının demokrasilerdeki rolü, yargı ile yargıçların bağımsızlığı ve tarafsızlığı, birey-yargı ve devlet-yargı ilişkileri, insan haklarının korunmasında yargıya düşen görev, ulusal yargı ile yargının küreselleşmesi gibi konuların incelenmesi gerekmektedir. Yarışmacılar ayrıca, görülen aksaklıklar üzerinde görüşlerini ve çözüm önerilerini de belirtmelidir.
 
 
 
YASA VE ANAYASA: kanun ve kanun -i Esasi
GIRIS:
Daha ilk okul besinci sinifta iken aile dostumuz olan bir Hemsirehanimin Anayasa nedir? Sorusunu
„Bir devletin temel kanunlarina, hukuk kurallarina anayasa denir“ diye cevaplamistim. Alti yasimdan beri dürüst ve adaletli bir devlet adami olabilmek icin okudum, hem müsbet hem de sosyal bilim tahsil ettim. Elektronik Mühendisi ve Isletme Profesörüyüm. Halen Viyana Üniversitesi  Hukuk Fakültsinde ögrenciyim; latince sinavini verdim roma hukuku, idare hukuku, anayasa hukuku, ceza hukuku derslerine katildim.
Anayasal hukuk ve yargının öncelikli görevi  kişisel hak ve özgürlükleri korumak, ferdin özel hukuku ve kamu hukuku arasinda tarafsız hakemlik yapmak dengeyi saglamak olmalidir.
İçtihat süreklilik kazandı
Anayasal yargının yapısı ve ideolojisi...
 
Mahkeme, ne için?
27 Mayıs, Anayasa Mahkemesi’ni kurmakla çok iyi etmiş fakat bu mahkemeyi kendi siyasi ideolojisine göre kadrolaştırmakla ağır bir “anasal yargı sorunu” yaratmıştır.
Yassıada’nın Başyargıcı Salim Başol’un Anayasa Mahkemesi’ne üye yapılması, Mahkeme’nin de 1963/83 sayılı kararıyla “27 Mayıs’ı eleştirmek suçtur” diye hükmetmesi, nasıl bir yapı ve yargı ideolojisinin kurulduğunu gösteren örneklerden sadece iki tanesidir.
Bütün bilimsel literatürde anayasal yargının öncelikli görevinin kişisel hak ve özgürlükleri korumak ve tarafsız hakemlik yapmak olduğu yazılıdır...
Bizde ise Anayasa Mahkemesi kendisini kuran ‘devlet elitlerinin iktidarı’nı korumak diye tanımlanan bir işlev için kurulmuştur. Zamanla bir ölçüde liberalleşmiş ama ana işlevi değişmemiştir.
Bu konuda Ergun Özbudun, Mustafa Erdoğan, Zühtü Arslan, Levent Köker, Osman Can, Yavuz Atar ve son doktora teziyle de Ozan Ergül gibi birçok akademisyenin eserlerine bakılabilir.
Mahkeme sadece laikliğin çağdaş liberal bir içeriğe kavuşmasını engellemekle kalmamış, parti kapatma konusunda çok istekli davranarak, özelleştirmede engeller çıkararak da aşırı bir “aktivizm” yani müdahalecilik sergilemiştir. Bu durum karşısında ülkeyi yönetme sorumluluğu taşıyan “seçilmişler” eskiden beri Anayasa’yı değiştirerek bir denge kurmak için çabalamışlardır!
 
Dar kadro sakıncalı
Mahkeme’yi bu “aktivizm”e yönelten ‘yargı ideolojisi’nin bir sebebi hukuk eğitiminin niteliğidir, öbür sebebi Yüce Mahkeme’nin yapılanma biçimidir: Mahkeme’nin üyelerini “yargının iç mekanizmaları” ile Cumhurbaşkanı’nın tercihleri belirliyor! Bu yüzden, kaynak çeşitlenmesi çok yetersiz kalıyor. Mesela 10. Cumhurbaşkanı Sezer, resmen CHP’li ve DSP’li isimleri bile Mahkeme’ye atamakta sakınca görmemişti!
Bu mekanizmanın ‘dar kadro’ özelliği yüzünden yeni ve değişik fikirler yargıya yeterince yansımıyor. Prof. Kemal Gözler böyle bir oluşumun “Kanunların Anayasa’ya uygunluğu gibi fevkalade sofistike tartışmalar gerektiren çetin bir alanda isabetli kararlar vereceğini beklemek pek gerçekçi değildir” diyor. (Türk Anayasa Hukuku, sf. 873)
Onun içindir ki, bütün demokrasilerde anayasa mahkemelerinin üyelerinin ya tamamını veya önemli bir bölümünü parlamentolar geniş bir yelpaze içinden, yargıdan, idareden, üniversiteden seçiyor. Üye kompozisyonu zenginleşiyor, ‘oligarşik’ yapıdan uzaklaşan anayasa yargısının demokratik meşruiyeti de güçleniyor.
Bizde de öyle olmalı ama şimdi değil!
Sayın Başbakan’a ve Sayın Bahçeli’ye sesleniyorum: Türkiye’nin önceliği terör ve ekonomidir; Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerini kısmak ve yapısını demokratikleştirmek böyle bir aşamada, ülkede ne kadar huzur varsa onu da dinamitler!
1- Anayasa Mahkemesi bu kararıyla daha önce oluşturduğu içtihada süreklilik kazandırdı. Yüksek Mahkeme, 1970’li yıllarda verdiği değiştirilmesi teklif edilemez maddelere ilişkin kararlarına, türban yasağıyla ilgili 1989 ve 1991 yıllarında verdiği kararlara ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yaparak içtihadına bağlı kalmıştır. İçtihat değişmemiş süreklilik kazanmıştır.
 
Esastan inceleme yolu
2- Kararın gerekçeleri incelendiğinde, Anayasa Mahkemesi’nin, değiştirilmesi teklif edilemez hükümleri doğrudan veya dolaylı olarak etkileyecek anayasa değişikliklerinin esastan incelenmesinin yolunu net bir biçimde açtığı söylenebilir. Bu yolun açık olduğuna ilişkin, 1970’li yıllara ait kararlarını daha anlaşılır gerekçe ve ifadelerle kesinleştirmiştir.
 
Şekilden esasa gidiş
3- Mahkeme bu kararıyla, “değiştirilmesi teklif edilemez” kuralını, bir şekil kuralı olarak yorumlamıştır. Şekil kuralından hareket ederek esastan inceleme yapılabileceğini hüküm altına almıştır. Bu yolla esas incelemesi yapmaya yetkili olduğunu kararlaştırarak bu konudaki tartışmaları sonlandırmıştır.
 
Meclis, yetkisini aştı
4- Bu karardan hoşnut olmayanlar, siyasi bir bakışla, Anayasa Mahkemesi’nin yetki gaspı yaptığını ifade ediyorlar. Oysa, Anayasa Mahkemesi’nin hukuki çerçevede yaptığı değerlendirme, aslında TBMM’nin yetki gaspı yaptığını ortaya koymaktadır. Gerekçeli karar, anayasanın değiştirilmesi teklif edilemez 4 maddesini doğrudan veya dolaylı olarak değiştiren anayasa değişiklikleri yapılmasını, TBMM’nin yetkisini aşması olarak nitelendiriyor.
Bu husus, gerekçeli kararda şöyle ifade ediliyor:
“Anayasa’nın 175. maddesine göre Anayasa’yı değiştirme yetkisi TBMM’ye tanınmıştır. Kaynağı Anayasa olan bu yetkinin Anayasa’nın öngördüğü yöntemlerle ve Anayasa’ya uygun olarak kullanılacağı kuşkusuzdur. Yasama organı bu yetkisini 175. maddede belirtilen yöntemle kullanırken, yetkinin her şeyden önce asli kurucu iktidar tarafından kullanılmasına izin verilen bir yetki olması gerektiği açıktır.”
Bu hükmün anlamı şudur: Asli kurucu iktidar, TBMM’ye Anayasa’nın değiştirilmesi teklif edilemez 4 maddesi dışındaki maddeleri değiştirme yetkisi vermiştir. TBMM, ilk 4 maddeyi doğrudan ve dolaylı olarak değiştirmeye kalkarsa yetkisini aşar. Nitekim, gerekçede, “Anayasa’nın 4. maddesinde, Anayasa’nın 1. maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesinde hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez, denilmek suretiyle 175. maddede belirlenen yetkinin kullanılamayacağı, kullanılsa dahi hukuken geçerli olmayacağı alanlar açıkça belirlenmiştir” denilerek, yasama organının yetkisiz olduğu bir alandaki yasama faaliyetine hukuksal geçerlilik tanımanın mümkün olmadığı, hüküm altına alınmıştır.
 
Sayısal çoğunluk yeterli değil
5- Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerinin TBMM’de sayısal yönden yeterli oyla geçmesinin onun hukuki olarak geçerli olması anlamına gelmeyeceğini de açık biçimde ifade etmiştir. Bu husus, kararda, “Anayasa’nın ilk 3 maddesinde değişiklik öngören veya Anayasa’nın sair maddelerinde yapılan değişikliklerle doğrudan veya dolaylı olarak aynı sonucu doğuran herhangi bir yasama tasarrufunun da hukuksal geçerlilik kazanması mümkün olmadığından, bu doğrultudaki tekliflerin sayısal yönden Anayasa’ya uygun olması tasarrufun geçersizliğine engel olmayacaktır” ifadesiyle yer almıştır.
NEDEN BU YARISMAYA KATILMAK ISTEDIM?
Insan kalitesi bilgi birikimi yasam seviyesi idrak kabiliyeti dogruyu yanlistan hakliyi haksizdan ayirabilmek
Insanin ihtiyaclari ve Maslow ihtiyaclar hiyerarsisi
DUALAITE VE DIYALEKTIK
GÜC VE INSAN ILISKILERI
BIREY VE TOPLUM: YASAMA YÜRÜTME YARGI ERKLERI YETKI VE KAVRAM KARGASASI
Ölcü, tarti, miras,
HAK HUKUK
SUC CEZA ISLAH AFV ETME VE TOPLUMA KAZANDIRMA
 
 
 
 
Türban serbestisi dinin siyasete alet edilmesidir 
ANAYASA MAHKEMESİ’NİN ÜNİVERSİTELERDE TÜRBAN SERBESTİSİNİN İPTALİNE İLİŞKİN GEREKÇELİ KARARI AÇIKLANDI
 
Anayasa Mahkemesi’nin üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasına yönelik Anayasa değişikliğini iptaline ilişkin gerekçeleri bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, CHP ve DSP’nin Anayasa değişikliğinin “iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması” istemiyle açtığı davada “9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 1. ve 2. maddelerini, Anayasa’nın 2, 4. ve 148. maddelerini gözeterek” iptal etmiş ve yürürlüğünü durdurmuştu.
 
Yetki Anayasa’ya uymalı
 
Gerekçede değişiklikle türban yasağının kaldırılmasının amaçlandığı ve bunun Meclis’teki görüşmeler sırasında açıkça ortaya konulduğu belirtildi. Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa değişikliklerini, Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri ışığında inceleyip gerekirse iptal edebileceği belirtilen gerekçede, “Anayasa’nın 175. maddesine göre Anayasa’yı değiştirme yetkisi TBMM’ye tanınmıştır. Kaynağı Anayasa olan bu yetkinin Anayasa’nın öngördüğü yöntemlerle ve Anayasa’ya uygun olarak kullanılacağı kuşkusuzdur. Yasama organı bu yetkisini kullanırken, yetkinin her şeyden önce asli kurucu iktidar tarafından kullanılmasına izin verilen bir yetki olması gerektiği açıktır” ifadesi yer aldı. Gerekçede, şöyle denildi:
 
 HAK İHLALİNE YOL AÇAR
 
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları gözetildiğinde, Anayasa’nın 10’uncu ve 42’nci maddelerinde yapılan düzenlemenin, yöntem bakımından dini siyasete alet etmesi, içerik yönünden de başkalarının haklarını ihlale ve kamu düzeninin bozulmasına yol açması nedeniyle laiklik ilkesine açıkça aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa’nın ikinci maddesinde belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini dolaylı bir biçimde değiştiren ve işlevsizleştiren bu düzenleme Anayasa’nın 4. maddesinde ifade edilen değiştirme ve değişiklik teklif etme yasağına aykırı olduğundan, Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen teklif koşulunun yerine getirilmiş olduğu kabul edilemez.
 
TÜRBAN DİĞER ÖĞRENCİLERE BASKIDIR
 
Bireysel bir tercih ve özgürlük kullanımı olsa da, kullanılan dinsel simgenin tüm öğrencilerin bulunmak zorunda olduğu dersliklerde, farklı yaşam tercihlerine, siyasal görüşlere veya inançlara sahip insanlar üzerinde bir baskı aracına dönüşmesi olasılığı bulunmaktadır. Bu olasılığın ortaya çıkması durumunda taşınan dinsel simgenin başkalarının üzerinde yaratacağı baskı ve olası eğitim aksamaları ile kamu düzeninin bozulması karşısında, üniversite yönetimlerinin ve kamu kurumlarının müdahalesine olanak verilmemesi, herkesin eşit şekilde eğitim hakkından yararlanmasını engelleyebilecektir.
 
TEMEL ÖZGÜRLÜKLER YASAMANIN İNSAFINA BIRAKILAMAZ
 
Anayasal düzenimizde yasa koyucuyu yasal düzenlemeye zorlayıcı bir hukuksal yaptırım mekanizması bulunmadığından, başkalarının özgürlükleri ve kamu düzenini koruyucu yasal önlemlerin alınmasının yasa koyucunun takdirine kalacağı açıktır. Yasa koyucunun temel siyasal karar mekanizması olduğu ve ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun belirli bir dine mensup olduğu dikkate alındığında, bu takdirin dinsel özgürlüklerin sınırlandırılmasında kullanılmasının güçlüğü açıktır. Temel düzen normu olan Anayasa kuralları değiştirilirken, çoğunluk inancının dışında kalan insanların temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasının yasa koyucunun takdirine bırakılmaması, kayıtlar ve güvence mekanizmalarının doğrudan anayasada yer alması, demokratik anayasacılık deneyiminin sonucu olan insan haklarına dayalı devlet olmanın da bir gereğidir.
 
SORUNLAR DİN İSTİSMAR EDİLEREK ÇÖZÜLMEZ
 
Toplumsal sorunların Anayasa’nın açık hükümleri çerçevesinde ve demokratik barışı ve uzlaşıyı esas alan yöntemlerle çözümü yerine, dinin, din duygularının veya dince kutsal sayılan şeylerin istismar edilmek suretiyle kullanılmasına Anayasa izin vermemektedir. Zira her bir toplumsal sorun istismarı, bu sorunun çözümlenmesi olanaklarını ortadan kaldırmak suretiyle, bir yandan toplumsal çatışmaların derinleşmesine ve demokratik süreçlerin işlevsizleştirilmesine yol açabilir sonuçta devlet iktidarının toplumsal sorunları çözeceğine yönelik inancı zedeleyebilir.
 
22.10.2008 Çarşamba - 05:00 Sonraki Haber» 
 
 Türk yargısından şok karar! 
 
Eşcinsel ilişki ve grup seks doğal
 
Kemal GÖKTAŞ
--------------------------------------------------------------------------------
 
 
Türk yargısı bugüne kadar cinsellikle ilgili en açık yorumlarından birini yaptı. Pendik 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen bir porno CD davasındaki kararda pornonun tanımı da yer aldı...
 
İstanbul Pendik 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, işyerinde porno CD satan sanıkla ilgili davada verdiği kararla yargının “porno kriterlerini” ortaya koydu.
 
Pendik’te yapılan baskında ele geçirilen 125 porno CD’nin incelenmesine ilişkin tutanakta bazı CD’lerde “anal, grup, lezbiyen ve gay” ilişkilerine yer verildiği anlaşıldı. Sanık hakkında açılan davada, “doğal olmayan yollarla cinsel ilişki içeren ürünleri satmak” suçundan dava açıldı. TCK’ya göre “doğal cinsel ilişkiyi” gösteren müstehcen görüntüler, bunların satışına mahsus yerler dışında satıldığında suç oluşturuyor. Bu yerler dışında bu görüntüleri satanlara 1-3 yıl hapis ve para cezası veriliyor.
 
Hakim tanımladı
 
Mahkeme hakimi Mahmut Erdem ise verdiği kararla, yasadaki “doğal olmayan yollarla cinsel ilişki” kavramına açıklık getirdi. Erdem, bir cinsel eylemin doğal sayılmaması için bunu yapanların, “iğrenç ve vahim bulunması, yapanların kısmen veya tamamen akıl hastası olduğuna delalet etmesi” gerektiğini belirtti. Kararda, eşcinsellere karşı ayrımcılık yapılamayacağına ilişkin uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararlarına atıfta bulunarak, “eşcinsel ilişkinin doğal sayılması” gerektiği belirtildi. Erdem, bazı Avrupa ülkelerinde de eşcinsel evliliklere izin verildiğini de hatırlattı. Erdem, grup seks görüntüleri içinse, “Bu tür ilişkilere sık rastlanılmasa ve toplumda yadırgansa bile, her toplumda varlığı bir gerçektir. Ne ülkemizde ne de Avrupa ülkelerinde bu tür ilişki suç değildir” diyerek, bu görüntülerin de doğal sayılması gerektiğini belirtti.
 
Hakim, bu gerekçeyle sanığa “doğal olmayan cinsel davranışlara ilişkin görüntüleri satmak” suçundan ceza verilmesi talebini reddetti. Hakim, sanığa “müstehcen görüntüleri bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında satmak” suçundan 7 ay hapis ve 2 bin YTL hapis cezası verdi. Kararın temyiz edilmesi ve Yargıtay tarafından da onanması halinde porno görüntülere ilişkin kriterler ortaya konulmuş olacak.
 
KARAR ALMA VE ITIRAZ SÜRELERI
 
SOYUTLUK DERECESI VE KAVRAM KESKINLIGI ; TANIMLAR YETKI KARGASASI
 
KANUN YAPMA VE UYGULAMA
KANUNLARIN KAPSAM VE SOYUTLUK DERECELERI
KANUN VE KURUMLARARASI YETKI KARGASASI
 
HUKUK VE GÜC(NÜFUZ) KAVRAMI ; Toplumsal konum ve Iliskiler
Nedensellik; Sebep Sonuc (Kausalität) Iliskisi: olaylarin akisi(Ereignisfolge) ve olaylarin kendisi
Ölcülebilirlik
Kesinlik
Delil ve Delil Toplama
HUKUK BILIMI VE HUKUK SANATI 
Kolay Uygulanabilir Herkesin anlayabilecegi Kanunlar yapmak: TBMM nin ve HUKUKCULARIMIZIN egitim düzeyi 
 
Yazili ve yazili olmayan kanunlar (Ingiliz Anayasasi)
 
Mukayeseli Hukuk: Bilimde bilgi türetme yöntemleri : Tümevarim Tümdengelim ve Kiyas ve dogru benzetme ( Analoji)
Bilimsel Hukukun kistaslari ve kanun yapma teknigi, kavram derinligi kavram keskinligi
 
Türk millet ariftir!Dogruyu yanlistan ayirmasini bilir! En iyi kazanilmis mahkeme kararindan en kötü sulh daha iyidir, karsilikli rizaya dayanir!
 
Uygulamali hukuk ve emsal kararlar
 

 

TÜRK HUKUKU VE AVRUPA _ANGLOSAKSON HUKUKU ASYA HUKUKU:
HUKUK VE SISTEM ÜST SISTEM ISPAT KABILIYETI YAKLASIMI: Avusturya li Mantikci Kurt Gödel in Ispati (1938)
DEGER KAVRAMI: ITHAL EDILEN YAMALI BOHCA MISALI BIRBIRIYLE CELISEN ITHAL KANUNLAR(Isvicre Medeni kanunu, Italyan Ceza Kanunu, Alman Ticaret Hukuku…..
 
SUC VE CEZA
Hukuk süreci: Toplum da en zayif olanlarin dahi hakkini arayabilmesine, kendini savunabilmesine imkan verilmesi
Yargilama süreci: Islevsel kavramlar ve organizasyon
ADALET VE SOSYAL ADALET: Gelir Dagilimi Ekonomi
Hukuk, Ekonomi ve Katma Deger
SUC VE CEZA KAVRAMI

 

HUKUK FELSEFESI VE KÜRESEL NORMLAR: HÜRRIYET VE AKIL –HAK VE ADALET TERAZILERI (Cagdas Birey ve Ihtiyac Oran ve Oranti Arz ve Talep Denge )
HUKUK VE GELENEKLER
HUKUK , SAGDUYU (Common Sense) VE NORMLAR: Arif olmak, uzlasmaci olmak, devletine itaat!
HUKUK VE KÜLTÜR: UZLASMA VE DENGE ANLAYISI (EL Insaf!)
HUKUK VE DIN: Cokdegerli Hukuk ve Cokdegerli Mantik (Fuzzy Logic ve Boole cebri)
HUKUK VE TARIH
HUKUK SOSYOLOJI PSIKOLOJI
HUKUK VE TIP
HUKUK MÜZIK MATEMEATIK
HUKUK VE BEDEN EGITIMI SAGLIK: Saglam kafa saglam vücutta bulunur
HUKUK VE DIL: Kavram keskinligi ve Soyutluk derecesi
ROMA HUKUKU VE ISLAM HUKUKU
 
 
 
 
 

Copyright © 2008 Mehmetrdassapbidanismani.com Tüm Hakları Saklıdır..

Ana Sayfa  |  Güncel  |  Eğitim Danışmanlığı  |  Hr Pr Danışmanlığı  |  Üye Girişi  |  Kitap Siparişi  |  Kitap Oku  |  Yeni Projeler  |  İletişim

 

Web Tasarım ve Kodlama: ATLASDİZAYN.NET